... onu daha açık konuşmaya zorlamak istiyordum, bir şey sunan değil, tersine bir şey istenen kişi olmak istiyordum... özellikle de onun tarafından, bu kadar dominant geldiği için... ve beni kadınlarda bu kibirli ve soğuk tavırdan daha çok boyunduruğu altına alan bir şey olmadığı için.
Bu bir... evet, bir dakika... bu bir... birinin bir katile karşı uyarmak için diğerinin arkasından koşması ve diğerinin de bizzat onu katil sanması, bu yüzden de kendi mahvoluşuna doğru koşmaya devam etmesi gibi bir şey... kadın sadece bendeki Amok koşucusunu görüyordu, onu küçük düşürmek için peşinden gelen birini, ama ben... işte o korkunç çelişki tam da burada yatıyordu...
... Tam öyle, tam da o şekilde ileriye dikilmiş korkunç bir bakışla, sağa ya da sola bakmaksızın, takıntılı bir şekilde koşmaya başlamıştım... o kadının arkasından...
O gün Fahir, Süheyla Hanım'la gözle görülür bir şekilde flört etmekteydi ve sen de bunu farketmiştin. Bir ara ben sana yaklaşmış, hasta mısınız diye sormuştum. O zaman senin, Fahir'e bakarken, bir aşk yarasiyle değil, izzeti nefsine ve gururuna vurulmuş bir darbenin verdiği ıstırapla çırpınmakta olduğunu hemen anlamıştım. Kıskançlığı etinde, kanında değil, kafanda duymaktaydın. Başkalarının yanında kocanın seni fena bir duruma düşürmesinden şikâyetçi idin.
Nazmiye de bilgisiz, avanak ise de ahlaksız bir kadın değildir. 0ldukça elişi, sevilecek derecede güzelliği, biraz da serveti var. Fettah bunlarla yetinebilir.