“Bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun.” Karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın, birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun. Anlıyor musun?
Kitap, “bugün anne öldü belki de dün,bilmiyorum..” diyerek başlıyor. Karakterimiz Meursault, annesinin ölümüne bile yabancı. Her şeye yabancı bu adam. Kitap komple adamın çevresine olan yabancılığını anlatıyor. Albert o kadar hissettirerek yazmış ki okurken karakteri sallayıp kendine gel dememek için zor durdum. Kız arkadaşı gelip evlenelim diyor farketmez diyor. Etrafında olaylar dönüyor bu adam çıt çıkarmadan izliyor. Sergilediği davranışlar herkesin dikkatini çekiyor da.. Fakat bir gün bir cinayet işliyor... Meursault bu cinayete de yabancı kalabilecek mi?