Kaskatı omuzlarının altına kadar uzanan kır saçları çözülmüş, kırılmış haldeydi, ama Axl onun sabah ışığındaki bu görüntüsünün kendisini hâlâ mutlu ettiğini hissedebiliyordu.
Orhan’ın neden hala yanına gelmediğini düşündü ama iyi ki de gecikmişti, bu hüzünlü halinin ona bulaşmasını istemedi. Her ağladığında onu da ağlatmıştı, kalpleri bir olan insanların gözyaşları, gülüşleri, hayalleri de senkronizeydi.
Duygularımız yüzünden yargılana yargılana saklanmayı öğreniyor ve belki de sürekli herkesten sakladığımız duygularımızı bir zaman sonra hissedemiyor, ruhumuzun rengini, varlığımızın neşesini feda ediyorduk yargılanmamaya.