..
Sonra kendi cümlelerim geldi aniden aklıma. Demiştim ki; "İyilik de bir intikam çeşidiymiş. Seni üzmüş, kalbini kırmış birine yapabileceğin en büyük kötülük, ona iyi davranmakmış. Zaman, ettiğin hakaretleri, belki attığın tokadı bile unuttururmuş ama yaptığın iyiliği ağır bir yük gibi karşındakinin vicdanına bırakırmış. Sen çoktan unutturmuşsun yaptığı kötülüğü de o, hayatı boyunca koca bir yükle yaşarmış."
Derler ki: "Vefatından sonra insanların seni ne kadar çabuk unutacaklarını bilseydin, kesinlikle hayatını Allah’tan başkasını razı etmek için yaşamazdın."
Örneğin, atomdaki çekirdek kuvveti biraz fazla olsa DNA oluşamadan Güneş her şeyi milyarlarca yıl önce yakmış olurdu. Biraz zayıf olsaydı, bu sefer de başlamak için gerekli enerji hiç oluşmazdı ve bugün yine burada olamazdık.
Benzer şekilde, kütleçekimi daha kuvvetli olsaydı, evren milyarlarca yıl önce "Büyük Çöküş"e neden olur ve kavrulurduk. Biraz daha zayıf olsa, bu kez de evren çok hızlı genişleyeceğinden, "Büyük Donma" meydana gelir ve hepimiz donarak ölürdük.
Bu ince ayar, vücudumuzdaki atomlarında bile vardır. Fizik, yıldız tozundan oluştuğumuzu ve etrafımızda gördüğümüz her atomun da bir yıldızın ısısı ile oluştuğunu söyler. Kelimenin tam anlamıyla yıldızların çocuklarıyız.
Ancak hidrojeni yakıp vücudumuzun daha karmaşık elementlerinin oluşmasını sağlayan nükleer reaksiyonlar karmaşıktır ve bugüne kadar herhangi bir noktada raydan çıkabilirlerdi. Bu durumda, bu elementlerin ve DNA'nın atomları oluşmaz, dolayısıyla yaşam ortaya çıkamazdı.
Diğer bir deyişle yaşam kıymetlidir ve bir mucizedir.