Ben taraftaki insanlar hâlâ yaşayabiliyor, nefes alabiliyor, özgürce konuşabiliyor, kendi iradesiyle hareket edebiliyor, gerçekten bir işe yarayabiliyordu, ama bu köprünün 800 adım ilerisindeki insanların iradesi, tıpkı bir hayvanın iç organlarının sökülmesi gibi bedenlerinden sokulup alınıyordu. Orada insanlar yabancılara itaat etmek ve başka yabancıları kalbine bıçak saplamak zorundaydı.
Ben insan olarak seni istiyorum, özgür, canlı bir insan olarak. Özgür istiyorum seni, özgür, tıpkı bir insanın layık olacağı kadar özgür, kurban edilecek bir asker olmanı değil.
Konu, senin tiksinti duyduğun birinden emir alıp almayacagin, kendi fikirlerine rağmen dünyanın en büyük suçuna ortak olup olmayacağın. Çünkü karşı koymayan herkes suç ortağı demektir.