Sosyal medyada kitap incelemeleri yazan biri olarak hiçbir zaman “popüler olma” gibi bir derdim olmadı.
Benim için mesele görünmek değil, hissettiklerimi doğru bir dile dökebilmekti.
Buradaki
Alper bey gönderinizi şimdi gördüm okuduklarınızı incelemelerinizi keyifle takip ediyorum bazen de paylaşıyorum. Ben gibiler güzel okur amma ve lakin yazdığına duygusunu veremez. İncelemeyi paylaşmak bile bana ayıp geliyor ama bu duyguları başkalarında görmesi gerekir. Yoksa puan verip geçiyorum kitaplara. Ben üç cümle yazamazken sizin incelemenize bu şekilde çökülmesi beni çok rahatsız etti. Ama hiçte şaşırmadım nedense. Memleketim gibi işte. Hak verilmez alınır değil mi?
Bu yıl 2024 Baykuş Edebiyat Dergisi Ödülleri’nde #YılınRomanı ödülüne geçtiğimiz hafta 2. Baskıyı yapan son romanım Bekleme Odası’nın layık görülmesinden ötürü çok mutlu oldum. Bu vesileyle Jüri üyelerine ve Baykuş Edebiyat okurlarına içtenlikle teşekkür ediyorum. 21 ayrı kategoride verilen ödülleri kazanan her biri birbirinden değerli isimle bu özel listenin bir paydaşı olmaktan da ayrıca onur duydum. Eğer uygun görülecek olursa önümüzdeki sene yılın romanı seçilecek eserin yazarına ödülünü ben takdim etmeyi çok isterim, çünkü başka insanların başarılarına sevinebiliyor ve mutluluklarıyla mutlu olabiliyor olmak bence tüm ödüllerden çok daha anlamlı.
Bugün ve gelecekte yer alacağım tüm yarışmalarda ödül kazananlar kimler olursa olsun, asıl kazanan daima edebiyat ve sanat sevgisi olmasını dilerim, sevgi ve hürmetle.