"Siz ne ile mesgulsünüz?"
Soru aniden geldi. "Ben ne ile meşgulüm?" şeklinde içimde bir yerlerde yankılandı.
"Efendim, ben esasen bir işgüzar beyhude işlerin piriyim.
Durduk yerde bir merak'a kapılır peşinden giderim. İyi bir
huy değildir. Yani görünürde bir getirisi
de bu devirde bir manası yoktur," desem garip kaçardı.
Nicole, amaçsızca bir oraya bir buraya konarak çalışanlara "sinek ruhlular," der. Bunlar, Fenelon'un o güzel imgesini anımsarsak, "rüzgarlı yerde yakılmış mum" gibidir. Çabaların böyle saçılmasının en büyük sakıncası, hiçbir izlenimin tamamlanmasına zaman tanımamasıdır.
Anne, baba ve çocuklar, ortak bir aile hayatı yaşasalar da bir yandan birbirlerinden ayrı bir hayatı yaşıyorlar. Evdeki her bireyin ayrı bir hayatı olduğunu görmek ve kabul etmek, bu gerçeğe saygı göstermek, ortak aile hayatını daha güçlü kılıyor.
Narın yenmesi öyle maharet ister ki efsanevi umutlar narı nasıl yediğinize bağlanmış, tek bir taneyi bile yere düşürmeden yiyebilirsiniz cennetlik olacağınız söylenmiştir. Elhak doğrudur. Çünkü bunu becermek sabır ve özen ister. Sabırlı ve itinalı olmayı başaranla cennet arasındaki mesafeyse nar ağacının boyundan bile kısadır.