Ayşe Çakır

Türk düşmanlığı
"İçinde 15 Türk ve 15 Hiristiyan bulunan bir gemi fitnaya yakalanır. Gemi kaptanı yolcuların yarısmı denize atlması emrini verir. Denize atlacak yolcuları seçimi için şöyle bir vöntem uygulanacaktır: Bütün yolcular bir daire oluşturacaklardr. Belli birisinden başlanarak sayılacak, her dokuzuncu yolcu denize atılacaktır.' Soru şuydu; "Kurada yalnızca Türklerin çıkması ve denize atılmaları için yolcular nasıl yerleştirilmelidir?" Bu problemi çözmek için Hiristiyan kaptan Tartaglia aracılığıyla Arapların bulduğu cebire başvurmak zorunda kalmıştır.
Sayfa 275 - Kırmızıkedi·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Meritokrasi
Snaow bilimi; salt yeteneğin toplumsal dezavantajları aşarak gerçek ödülünü alabildiği tek gerçek meritokrasi olarak da görüyordu.
Sayfa 22 - TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları·Kitabı okuyor
Amok Koşucusu
Puan vermedi·64 syf.··
2026 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 14:12
Stefan Zweig, benim için başından beri mesafeyle yaklaştığım bir yazardı ve bu mesafenin haksız olduğunu düşünmüyorum. Eser, Zweig’e dair ön yargımın temelsiz değil, yer yer oldukça isabetli olduğunu yeniden hatırlattı. Beğendim mi, hayır. Etkilendim mi, yer yer. Ama bu, ona dair hükmümü değiştirecek kadar büyük bir kırılma yaratmadı. İnsan bazen bir yazarı takdir edip yine de ona teslim olmaz. Gayet mümkün, dünyada nadir görülen bir akıl disiplini.. Metnin en çarpıcı tarafı, bir kadının aşk, tutku, yoksunluk ya da toplumsal baskı karşısında bile kendi gururundan ve kişiliğinden vazgeçmemesini merkezine alması. Bir kadının “sevilmek” uğruna silinmemesi, “ait olmak” uğruna kendinden vazgeçmemesi ve en önemlisi kırılmayı kabullenip eğilmemesi, kitabın en güçlü damarıydı. Bu yönüyle etkileyici, hatta yer yer sarsıcı. Zweig’in psikolojik çözümlemelerdeki mahareti burada kendini açıkça gösteriyor; karakterin iç dünyasını öyle bir işliyor ki, okur yalnızca olanı değil, bastırılanı da görüyor. Ve asıl çarpıcı olan da bu zaten: söylenmeyenlerin ağırlığı. Ancak etkileyici olmakla öğretici olmak aynı şey değil. Kitap, duygusal ve psikolojik anlamda güçlü; evet. Fakat bende dönüştürücü ya da yeni bir düşünce alanı açan bir metin etkisi bırakmadı. Etkiledi, ama beslemedi. Sarstı, ama büyütmedi. Hayranlık uyandırdı belki, fakat zihnimde kalıcı bir iz bırakacak kadar çoğalmadı. Bu yüzden iyi bir okuma deneyimi sunmasına rağmen benim için “unutulmaz” değil, yalnızca “etkileyici” olarak kaldı. Aradaki fark küçük değil. Büyük konuşmamak gerek, elbette bir gün gerçekten farklı, gerçekten çarpıcı bir Zweig metni çıkarsa yine okurum. Ama şimdilik benim için tablo değişmedi. Zweig edebiyatı hâlâ uzaktan bakınca daha etkileyici. Yaklaştıkça etkisi azalıyor. Şimdilik bende karşılığı bu:
1000Kitap
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma

Ayşe Çakır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·64 syf.··
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 14:12
·
2026 11. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 134,8bin okunma

Ayşe Çakır

, bir kitabı okumaya başladı
C. P. Snow
7.4/10 · 125 okunma