çoğu erkek ve kadın özelliği biyolojik olmaktan çok kültüreldir, hiçbir toplum kendiliğinden her erkeği adam, her dişiyi kadın olarak saymaz. dahası, bu sıfatlar bir kere kazanıldığında ebediyen de sürmez. erkekler erkeksiliklerini hayatları boyunca sonsuz bir performans, tören ve ritüeller aracılığıyla sürekli olarak kanıtlamak zorundadır. bir kadının da işi hiç bitmez, sürekli kendini ve başkalarını yeterince kadınsı olduğuna ikna etmek zorundadır.
"Bunun nasıl bir şey olduğunu çok iyi biliyordu. Hiç hak etmeyen birini sevmek. Çünkü tek sahip olduğunuz odur. Çünkü herhangi bir ilgi, hiç ilgi olmamasından iyidir. Bir yerini kesip kanatmak bazen, tamamen aynı sebepten dolayı tatmin edicidir. Hani şu, sabah sekiz ile gece yarısı arasında hiçbir farkın olmadığı, hiçbir şeyin
olmamış ve olmayacak olduğu, lavaboda yıkadığınız bardağın kazayla kırılıp derinizi deldiği gri günlerdeki gibi. İşte o anda günün en canlı şeyi olarak sarsıcı kırmızısıyla öylesine titreyerek kendi kanınız gelir. Bunu bazen sorun etmezsiniz, çünkü en azından hayatta olduğunuzu anlarsınız."