Can D.Benler

Can D.Benler
@Cnndfn
Öğretmen
İzmir
13 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2020 18:50
“Bana kalırsa, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, kuşkusuz, insanlığı bekleyen bir “total totalitarizm” tehlikesine karşı edebiyatın bağrından yükselen bir uyarı çığlığıdır. Ama aynı zamanda, günümüz toplumlarında gücü elinde tutmak, iktidarı sürdürmek uğruna uygulanan yönetsel, dinsel, dilsel, ulusal, budunsal, ahlaksal, eğitsel baskılar, zorbalıklar, dayatmaların karanlığı içinden kulağımıza çalınan bir sis çanıdır... ..... Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ün geçtiği 1984 yılı, hem içinde yaşadığımız bir karabasan hem de her an yaşayabileceğimiz olası bir korkulu düş olarak önümüzde durmaktadır.” Celal ÜSTER, Aralık2010
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2020 23:35
Bu kitap zihnimde ne yazık ki İzmir Depremiyle eşleşti, kitabı okurken o korkunç dakikaları yaşadım ve ancak 1 hafta sonra zar zor odaklanıp nihayet bitirebildim.. Fakat biliyorum ki Vadideki Zambak ve Felix-Madam de Mortsauf’un aralarında ki aşk bu kötü zamanları hatırlatacak.. Her neyse kitabın konusu; ailesi tarafından sevgi görmeden büyüyen genç Felix’in, evli bir kadın olan Madam de Mortsauf’a olan aşkını ve bu aşkla büyüyüp yetişkin oluşunu anlatıyor. Kitap sürükleyici değil aksine sindire sindire okunması gereken betimlemeleri biraz ağır ancak tamamen kitabın içine alabilecek kadar derin bir anlatıma sahip. Özetle bu ruh haliyle okuyor olmama ve odaklanma problemi yaşamama rağmen beğendim lakin yine yayınevi kurbanı oldum, başka yayınlarla arasında yaklaşık 120 sayfa fark olduğunu gördüm. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından alıp tekrar okumayı düşünüyorum diyip bir alıntıyla sözlerimi noktalıyorum. . . Ancak ihtiyar hekim günün birinde, “Bedenin iyileşmeden önce yüreğin iyileşmesi gerekir!” diye haykırmıştı.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Venedik Yayınları · 201852,9bin okunma
Karbon Kitaplar
8/10
·80 syf.··
2020 40. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2020 23:59
Bu kitapla elimde ki Stefan Zweig’lerin hepsini bitirdim ama okuduğum yayın o kadar kötüydü ki birkaç tanesini başka yayınlardan tekrar alıp, yeniden okumayı düşünüyorum. Satranç, Bir Kadının Hayatından Yirmi Dört Saat kitapları mesela...Çünkü okurken anlamak için o kadar zorlanmama rağmen sevdiğim kitaplardı, doğru dürüst bir çeviri ve basımdan tekrar okumak şart oldu. Bendeki KARBON KİTAPLAR yayını, 8 kitap set halinde hediye geldiği için okudum ancak çeviri o kadar berbat ve kötü ki, cümleyi anlamak için tekrar tekrar okuyorsun ama anlam bütünlüğü olmadığından maalesef hiçbir şey anlamıyorsun.. Keza basımda da birçok hata var, yazım kuralları dikkate alınmamış, aynı kelimeler ve hatta bazen aynı pasajlara tekrar yer verilmiş. Burda okuduğum yorumlara baktığımda kitabın ilk cümlesi son cümlesi gibi detayları gördüğümde daha da sinirlendim çünkü kesinlikle benim okuduğum kitapta bahsedilen cümleler yok. Keşke herkes işini doğru dürüst yapsa, yapamıyorsa da o işi bıraksa. (!) Olağanüstü Bir Gece kitabına gelecek olursak basım hatalarına ve anlam bütünlüğünden uzak olmasına rağmen (yayınevinden kaynaklı)kitap güzeldi. Seçkin bir burjuva olan, hayatı problemsiz sürmesine rağmen içsel yolculuğunda mutlu olmayı, haz duymayı beceremeyen bir askerin kendini bulma hikayesi. Duygusal aktarımlar her zaman ki gibi mükemmeldi.. Kitabı beğendim.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,5bin okunma
6/10
·336 syf.··
2020 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 23:02
(Spoiler içerebilir) Ortadoğu’da yaşayan kadınların zorlu ve adil olmayan yaşamlarına değinilen bir kitap daha. Evet fazlasıyla dram yüklü.. Uçurtma Avcıları, Bin Muhteşem Güneş, Ve Dağlar Yankılandı, Kızım Olmadan Asla ve şimdide Annemi Bir Kez Daha Görebilsem... Hepsinde benzer şeyleri okudum. Her defasında kadınlara biçilen rolden, erkek egemen anlayıştan, kadınların; özgürlüğe hasret, çok zorlu ve çağdışı şartlarda yaşamak zorunda bırakılmalarından tiksindim. Sayfaları “bu nasıl olabilir” diye öfkeyle çevirdim hep.. Evet tüm bunlar çok kötü. Korkunç. Bu konuda hepimiz hemfikiriz.. Ama bu kitapta beni alaşağı eden bir türlü kabullenemediğim bir nokta oldu ki; kahramanımızın küçücük bebeğini (3 yaşında ki oğlu) sırf erkek diye bu korkunç yaşam şartlarına terk edip özgürlüğe gitmesi oldu. Kitabın sonlarında bir söz var ki içim parçalandı. “En kötü şey Nadia’yı arkamda bırakmak zorunda olmam” diyordu...peki ya oğlun, minik Marcus.. diye kızdım açıkçası. Erkeklerle kadınların sahip oldukları haklar konusunda uçurumlar var evet ama ne olursa olsun yaşam şartları ortada.. Nasıl bıraktı anlayamıyorum. Tabi yaşamadan yorum yapmak ne kadar doğru bilemiyorum ama ben kabullenemedim işte. O yüzden özetle kitabı sevemedim. Yeri gelmişken kitabın dili oldukça basit ve duygu aktarımı fazlasıyla zayıf, sadece olan olayları kısa cümlelerle çabucak aktarma kaygısı ile yazılmış gibi. Betty Mahmudi veya Khalid Husseini’nin kitaplarında aldığım duyguyu bu kitaptan alamadım. Yaşanan dram tekdüze anlatılmış... Yine de okunabilir.
Annemi Bir Kez Daha GörebilsemZana Muhsen · Sonsuz Kitap · 20192,983 okunma
5/10
·77 syf.··
2020 38. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 23:06
Yorumlarda hep 5 hikayeden bahsediliyor ancak Karbon Kitaplar basımında 3 hikaye mevcut. Ay ışığı Sokağı, Kadın ve Manzara, Leporella.. ilk 2 öyküyü sevemedim, betimlemeler fazlasıyla yoğun ancak anlatılan net bir olay yok.. Kahramanların iç dünyasını çarpıcı bir şekilde dile getiriyor evet ancak bu mükemmel anlatım bir konuya bağlanmadığı için ne olduğunu anlamadan yoğun bir okuma sonrası öykü bitmiş oluyor. Ee ne oldu şimdi diye kalakalıyor insan. Oysa Leporella gerçekten çok etkileyiciydi.. keşke kitabın ismi ve ilk öykü bu olsaydı, dedim kendi kendime.. Zweig, Leporella’yı yani asıl adıyla Crescenz’i öyle bir tasvir etmiş ki gözümün önünde herşeyiyle canlandı ve hissettiklerini bile hissettim.. okunulacak bir öykü..
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 201881,9bin okunma