Tutku Altınköprü

Tutku Altınköprü
@Cogoldbridge
necesito leer mucho
at, arpa ve ölüm
6/10
Akıcı üslubuyla kolay okunabilen, olay örgüsüyle de akıp giden bir kitap Anahtar. Kitaptan orta yaşlı bir çiftin ayrı ayrı tuttukları günlüklerden, bir evliliğin nasıl çatırdadığını ve bunun muhafazakar sayılabilecek Japon toplumunda nasıl gerçekeştiğini okuyoruz. Kısa sayılabilecek olan bu yapıtta tabiri caizse atın ölümü arpadan oluyor. Kurgu sağlam diyebileceğimiz kadar girdi barındırmadığı için daha çok sade olarak niteleyebiliriz. Kapalı bir toplumda ilişkilerin ve tahmin edilebileceği gibi özellikle cinselliğin konuşulmamasının eşleri nasıl sona sürüklediğini çarpıcı olmasa da açıkça yansıtor bize yazar. Karantina günlerinden kitaplığınızda bir renk olarak bulunuyorsa Japon kültürüne dair esintilerle tat verebilir. Okuru yormayan bu kitapta çok büyük bir tatmin aramamanızı tavsiye etmem gerekir.
Edebiyat
AnahtarCuniçiro Tanizaki · Can Yayınları · 2011699 okunma
Reklam
soğuk duş
10/10
Freud’a giriş yapmak isteyenler için başlangıç kitaplarından sayılabilecek bu kitapta, genel okur için aydınlatıcı metinler bulunmakta. Freud’un ünlü kuramı Oidipus henüz yayımlanmamıştı. Bu nedenle psikanalistçiyle özdeşleşen ego, id, superego gibi kavramlar bulunmasa da ayak sesleri duyuluyor. Editörün önsözü Freud’un kuramının geçirdiği aşamaları anlatmakta genel okuyucuya çok yardımcı oluyor. Narsizmin kökenlerini, megolamaninin şizofreni ve özellikle paranoya gibi hastalıklardaki etkilerini incelemekte. Screber aşamalı olarak değişim geçiren sanrılara sahip bir paranoya hastası ve anılarını yazdığı kitap ile dönemin psikanalistçilerinin dikkatini çekmiş durumda. Freud, bu vakayı inceliyor ve Oidipus kompleksinin temel taşını oluşturan baba figürüne dair çıkarımlarda bulunuyor, bunları kuramını destekleyecek veriler olarak yorumluyor. Bu açıdan erken dönem Freud okuması için güzel bir kaynak olduğunu belirtmek gerek. Kitabın son bölümünde yer alan ve Freud’un kuramındaki yaklaşım değişikliğine dikkat çeken Dorothy Bloch’ün makalesi ise gerçekten de editörün dediği gibi ‘soğuk duş’ etkisi yaratıyor. Freud’un kişisel hayatının da ele alındığı bu makalede, psikanalistçinin neden çevresel faktörleri nevroz sorunları açısından devre dışı bıraktığı tartışılıyor. Özellikle Freud’un babası ve babasının ölümüyle ilgili noktalara dikkat çekiliyor. Dönemin psikanalistçileri arasında hakim görüş yapı ve genetiğin nevrozlara yol açmasıyken, Freud erken dönemde buna çevrenin etkisini de dahil ediyor ve bunun sonucunda yalnızlığa itiliyor. Aynı zamanda babasının ölümü ile sarsıldığını ve bu yaklaşımı geri çektiğini görüyoruz. Bu noktada Bloch, Freud kültünün eleştirilebilecek kadar yerleşmiş olduğunu ve bundan kaçınılmaması gerektiğini vurguluyor. Kitap bir çeviri harikası olarak
Bilim
Narsizm Üzerine ve Schreber VakasıSigmund Freud · Metis Yayıncılık · 20151,729 okunma
kafasının içinde
9/10
İlhami Algör, sanki kafasının içerisindeki görüntüleri, düşünceleri hiçbir şekilde değiştirmeden kitaba aktarmış. Yer yer karakterin kafasının içerisinde dolanıyor, yer yer de bir filmi izliyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz. Yazarın kelime oyunlarından da oldukça hoşlandığını söyleyebiliriz. Kısa bir kitap olmasına rağmen, dilin renkliliği hızlı okunmayı yavaşlatsa da ortadan kaldırmıyor. Algör, aslında hepimizin yaşadığı, hissettiği, düşündüğü ve hayalini kurduğu şeyleri kalemini ustaca kullanarak yazıya aktarmış durumda. Yer yer kült sinema filmlerinden sahnelerle harmanlanmış kitap aynı zaman müziğe de bir o kadar önem vermekte. Sıkı bir okuyucuysanız ortalama 1 saat içerisinde bitirebilirsiniz ancak tadı damağınızda kalacaktır.
Edebiyat
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
benim adın nakkaş
10/10
Orhan Pamuk’un edebi ve araştırmacı kişiliğinin kanıtlarından sayılabilecek bu kitap ile Osmanlı’nın sona yakın dönemlerine doğru yola çıkıyoruz. Kitap, oldukça egzotik bir konuyu ele almakla birlikte Pamuk’un araştırma ve bilgiyi aktarmadaki titizliği sizi dumura uğratabilir. Kitap sizi günümüzden alarak geçmişin ortasına adeta bırakıyor ve bir zaman yolculuğuna başlıyorsunuz. Dönemin atmosferi, her anlamda çok iyi yansıltılmış. Osmanlı’nın kozmopolitliği, el sanatlarının günlük yaşamdaki varlığı ve topluma hakim normların detayları adeta bir nakkaş gibi kitaba işlenmiş. Akıcı üslubu, akıllıca oluşturulmuş kurgusu ile sizi her anlamda içine çeken kitap adeta bir polisiye filmi. Buradan aksiyon sahnelerinin çokluğu değil, kitapta yaratılan gizemin final bölümüne kadar korunduğu ve okuyucuya gerçekten ‘sürpriz bir son’ yaşattığı anlaşılmalı. Ayrıca Pamuk, karakterlerini oluştururken kişisel hayat öyküsünden de esinlendiğini kitap sonunda belirtmekte. Edebiyat aşıkları ve sıkılmadan roman okumayı özleyenler için listelerinin en üstlerinde yer almasını tavsiye ederim.
Edebiyat
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320,1bin okunma
türkiye mozaiği
9/10
Zülfü Livaneli’nin gözlem ve analiz yeteneğini konuşturduğu bu kitap sizi bir Türkiye mozaiğine götürecek. İçerisindeki karakterlerin zenginliği, akıcı anlatımı ve kurgusuyla tek nefeste okumak isteyeceğiniz kitaplar arasına gireceğine eminim. Gezi Olayları üzerine bir değerlendirme de sayılabilecek bu kitapta Livaneli Türkiye’deki karakter yelpazesinden tek bir tipi bile es geçmemiş. Kendinizi, neo-liberal muhafazakarlardan ‘Beyaz Türk’ akademisyenlerine kadar çeşitli olan tiplerden bir veya birkaçıyle eşleştirmeniz çok muhtemel. Livaneli ayrıca kitabının içinde sürekli okuyucularına küçük bir sürpriz de yapmış durumda. Edebiyata aç ruhunuzun gıdası olabilecek nitelikte bir kitap.
Edebiyat
Konstantiniyye OteliZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202022,3bin okunma
Reklam