Nietzsche başını kaldırdı ve sözlerini doğ-
rudan Breuer'e yöneltti. “Çarşamba günü size söylediğim o kaya gibi cümlemi hatırlıyor musunuz: 'Neysen o ol?’ Bugün
size ikinci kaya gibi cümlemi söyleyeceğim: 'Beni öldürmeyen
sey, beni güçlendirir...
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz
Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz
Kadının üstün olduğu ama mutlu olamadığı
Günlere geldim bunu bana öğretmediniz
Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı
Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere erdim
Bunu bana söylemediniz
İnsanlar havada uçtu ama yerde öldüler
Bunu bana öğretmediniz
Kardeşim Ibrahim bana mermer putları
Nasıl devireceğimi öğretmişti
Ben de gün geçmez ki birini patlatmayayım
Ama siz kâğıttakileri ve kelimelerdekini ve sözlerdekini
nasıl sileceğimi öğretmediniz.......
Benim romanlarımı okuyanlar katil, savaş hayranı, irkçı olamsınlar, savaşların, nerede olursa olsun can düşmanı olsunlar.
Bir ağacı kesmek değil bir yaprağına dokunamasınlar, bir karıncayı ezemesinler, bir kelebeği tahtaya çivileyemesinler.