Bir sürü aptalın saldırısına uğrayan, daha fazlasinin da yok saydığı ahlaki vicdan, var olan ve daima var olmuş bir şeydir, yoksa ruh denen şeyin bulanık bir fikirden öte olmadığı Dördüncü Zaman filozoflarinin icadı değildir.
Tek başına anlam ifade etmeyen bir birey, kitle içerisinde kendini yenilmez zannedip bastırdığı tüm duyguları ortaya çıkarır.
Kitle içerisinde tüm duygular bulaşıcıdır, kişi ne kadar kültürlü olursa olsun kitleye boyun eğer.
Kitle içindeki bireyin beyni, omuriliğin emrindedir yani beyin devre dışıdır
Kutlu bir ifade kitleyi kolaylıkla kanlı bir eyleme sevk edebilir
Kitle güce saygı duyar, nezaketi bir tür zayıflık görür. Duyduğu sempati hiçbir zaman yumuşak huylu efendiye değil, kendisini hışımla ezip geçen zorbalara yöneliktir.
Ve kitle gerçeğe karşı her zaman gerçek olmayana yönelir.. …..
Aslında zaman zaman insanın acımasızlığı vahşi sözcüğüyle ifade edilir, ama bu, vahşi hayvanlara yapilan korkunç bir haksızlık ve hakarettir: Vahşi hayvan hiçbir zaman ustalık ve zevk almak bakımından bir insan kadar acımasız olamaz. Bir kaplan sadece parçalar, kemirir ve sadece bunu yapabilir. Yapabilse bile bütün gece insanları kulaklarindan civilemek aklina gelmez.
Hiçbir fikre inanmadıkları için fikirlere, insanı insan eden duygulara yabancı oldukları için insanlık sevgisine, herhangi bir şeyi bilip öğrenmeyecek kadar beyinsiz ve tembel oldukları
için bilgiye ve kitaba düşman olanlara lanet olsun... Sabahattin AliMarkopaşa Yazıları ve Ötekiler