Yakut diyarında Abaası olarak bilinen ruhların başı ve yöneticisi Al Ana, kızıl renkli giysiler giyen, kızıl saçlı bir kadın olarak tasvir edilir.
Çirkindir, saçları dağınık, gözleri kanlı, tırnakları uzun ve pistir. Uzun boylu, zayıf ve tüm bunlara rağmen şaşırtıcı derecede güçlü bir cadıdır. Hatta bir deveyle bile hiç zorluk çekmeden güreşebildiği anlatılagelmektedir.
Elazığ/Harput bölgesinde ise oldukça esmer, iri yarı, gür ve dağınık kızıl saçlı, ince uzun demirden elleri ve ince uzun çengelli demir parmakları olan bir cadı olarak tasvir edilir. Sadece bu yöreye özgü olarak ise, demir parmaklarını, kurbanının ciğerini sökmek için kullandığı anlatılır.
Özellikle çirkin vücudunu gizleyen bir sanrı yaratarak çıplak vücuduyla avcıların üstüne atlayışı detaylarıyla pek çok söylencede anlatılır. Kurbanını şehvet ile sarsar ve kendinden geçirerek ciğerini yer.
Al Ana, sadece Yakut Türklerinde değil, Altay Şamanlığında, Tatar Türklerinde ve Moğollarda da karşımıza çıkar. Hatta çok az farkla, Slav kökenli Bulgar, Sırp ve Makedon anlatılarında, bağları bahçeleri talan eden kötü bir varlık olarak anlatılır.
Köken olarak tüm söylencelerde, kötülüğü, yıkıcılığı, şehveti, aldatmayı, hileyi ve kandırmayı ifade eder.
Sayfa 26 - Holden Kitap, 5. Basım, İllüstrasyonlar: Aslı Ekim