Özellikle çağımızdaki kadın şairlerin en gözde temasının saygı görmemekten şikâyet ile saygı görme, hayal etme ve yaratma özgürlüğüne kavuşmak için seslenişler olduğunu vurgulamaya çalışabiliriz. Plath'ın “Aday” adlı şiirini anımsayalım. Orada bahsettiği “şey” ister iş arayışı olsun ister evlenme arzusu; elleri sadece “çay fincanları" getirmeye yarar, “kafası boştur"
"Dikiş dikebilir, yemek yapabilir,
Konuşabilir, konuşabilir, konuşabilir..."
Devletin statik koşullandırmalarına karşı aşırı bir gururla özgürlüğe, eşitliğe, insanlıkla ve hemcinsleriyle kardeşliğe ulaşma arzusu, egonun iç çatışmalarına mahkûm edilir; trajik kahramanın eski çağlardan beri sorunudur bu.
"Yarattığımız şair, o günlerde erkeklerle kadınların gündelik bir antlaşmasından doğmuştu. Kendimizi ne sanıyorduk, kişiliklerimizin insanoğlunun
zayıflıklarına direnebileceğini nereden çıkarmıştık bilmiyorum."
A. Rich
Sayfa 55 - Everest Yayınları, 9. Basım, Çev. Dost Körpe