Bir gün, tanrı, canından bir lokma koparıp bana uzattı. Toktum, geri çevirdim.
Can tanrının avucunda, onun gözleri benim yüzümde, yalvarmaklı. İsteksizce, ancak, kayra olsun diye cana uzandım. Ağzımın içinde duydum, yutağımda, midemde. Sonra, tanrı, bir telaş içinde "şimdi o orada sen de burada duracaksınız çünkü zeki kuşlar uçmazlar" dedi.
Sen armağan ettin Küçük Prensi
Ne diye sanki
Biraz zorlasan yüreğini
Kırılacak kurşun askerin ince bileği
Sen getirdin uçan balonlarımı
Ne diye sahi
Tekneye yeğlesen denizi
Bir ceviz kabuğuyla geçeceğiz çevreni