Hilal

- Pervin'in nereye gittiğini bilmiyor musun Nazikter Kalfa? - Bilmiyorum. Şimdinin kadınları nereye gittiklerin bize söylerler mi? - Eski kadınlar nereye gittiklerini evdeki kalfalara haber verirler miydi? - Onlar başka idiler. Müfid yine sordu: - Nasıl başka? Müfid, amirane: - Söyle, Kalfa! dedi. Kadın artık boşaldı: - Onlarda sevgi vardı, gönül vardı, fedakârlık vardı: Onlar bir yuva bellemişlerdi, onun üstüne titrerlerdi; onlar evlerinin taşını, toprağını bile severlerdi hem de haysiyetli, azametli insanlardı. Onlar hastaya bakmasını bilirlerdi, karşılarındakinin içinden geçeni anlarlardı. Kabil mi, haddine düşmüş mü ki bir kocalı kadın, eskiden, böyle geç vakitlere kadar sokakta kalsın; evdekileri merakta bıraksın. İnsanın başkalarını bu kadar üzmeye gönlü nasıl razı olur?
Sayfa 134 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
- Yine eski mevzua geldin. Bir şey bilip bilmediğimi soruyorsun. - Bunu anlamak ihtiyacına daima mağlubum. Hem bir karar vermek için de buna muhtacım. Bilsem, Pervin'i derhal terk edeceğim. Bilmek, bütün teferruatıyla bilmek istiyorum. - Bildikten sonra terk edememek müthiştir. - Bu kadar zelil değilim. - Aşkta haysiyet veya zillet aramayalım. Her ihtiras gibi, aşk da insanı en büyük irtifadan en derin uçuruma atar. Bu yükseliş ve alçalıştaki baş dönmesinin adı aşktır.
Sayfa 131 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
- Niçin bana bu kadar ıstırap veren bir mahluktan kolayca ayrılamıyorum? - Çünkü o mahluk sana o derecede zevk veriyor.
Sayfa 130 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
- Benim yerimde olsanız ne yaparsınız? - Sizin yerinizde olamam ki. - Neden? - En korktuğum şey budur. Sizin kadar büyük sevmek cesarettir. Ben yapamam doğrusu. - Neden? - Bilmem, anlatamam, sizin aşkınız... ne diyeyim? Pek eski bir şey... yâni eski adamların aşkına benziyor.. bizim aramızda hiç böyle sevgi olmadı. Onun için sizin halinize merakla bakıyoruz, diyoruz ki bu bin sene evvelki insanların sevişmesine benziyor. Hani eski zamanlarda çok sevişen kimseler varmış? Acemlerde mi, Araplarda mı? Söyleyiniz canım... meşhurdur... aklıma geldi: Leyla ile Mecnun, işte siz Mecnun'a benziyorsunuz!
Sayfa 121 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı
- Ne güzel seviyorsunuz ve bu sizi ne güzelleştiriyor!
Sayfa 121 - Ötüken Neşriyat, 9. Baskı