Biz mutluyduk kardeşim belki cebimiz cepkenimiz delikti. Belki babamızın bize pahalı oyuncaklar almaya parası yoktu ama mutluyduk işte. Belki ten rengi boyası olan "Monami" marka pastel boyalarımız yoktu ama gökyüzünü maviye boyayamadığımız sulu boyalarımızla mutluyduk. Belki pahalı çikolataların tadını bile bilmiyorduk ama portakallı, limonlu "Cino" ile mutluyduk. Futbol oynadığımız asfalt yolların zamanla arabalarla doluşunu seyredene kadar mutluyduk. Şimdi en iyi dondurmalardan alamadığımız tadı meyveli buzlardan alırken mutluyduk. Uçurtmamız yok diye üzülmezdik, bir ipe poşet takar uçurur yine de mutlu olurduk ve arkadaş!"
Annemizin mandallarından uzay gemisi mi, uçan araba mı, savaş uçağı mı yapmadık. Her birini de keyifle oynardık."
Kim bilebilirdi ki bizden sonraki çocukların bilgisayarlara, cep telefonlarına esir olacağını. Kim bilebilirdi o mahalle maçının son maç olduğunu?"