"Hayatın gerçekten yaşanmaya değdiğini, mutluluğun elde edilebilir olduğunu öyle anlarda daha iyi hissederim. Yeter ki insan ne istediğini bilsin. Yeter ki kendinden vazgeçme pahasına sevdiğine verebilsin sevgisini."
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat.
İbadetlerimizin makbul,
Dualarımızın kabul olduğu,
İnsanlığın; sağlık, mutluluk, barış, huzur bulduğu,
Miraç'ın hayırlara vesile olduğu bir gece olsun.
“Kimse sizin için canını vermez. Buradan
geçen herhangi bir yolcu benim gülümün size
benzediğini sansa bile o tek başına
topunuzdan önemlidir. Çünkü üstünü fanusla
örttüğüm odur, rüzgârdan koruduğum odur,
kelebek olsunlar diye bıraktığımız birkaç
tanenin dışında bütün tırtılları uğrunda
öldürdüğüm odur. Yakınmasına,
böbürlenmesine hatta susmasına kulak
verdiğim odur. Çünkü benim gülümdür.