Çopur Musa

Çopur Musa
@CopurMusa
Solitude is my fate...

Çopur Musa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.·
2025 8. kitabı
Ursula K. Le Guin
7.6/10 · 597 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İsa'ya da Musa'ya da yaranamamak" diye bir özdeyiş vardır. Bizim işimiz birilerine yaranmak değil; biz inandıklarımızı, araştırmalara ve belgelere dayanarak yazarız. Ne İsa'ya yaranmak isteriz, ne Musa'ya... Doğru bildiğimiz yolda, tek başımıza da kalsak yürürüz. Yürüyoruz da!..
Güç insanını güç yıkar, para insanını para; köle ruhlu insanı başkalarına kulluk etme, zevk insanını zevk çökertir... Zaman ve dünya, para ve güç, küçük ve sığ insanların elinde bulunacak her zaman, asıl insanların elinde ise hiçbir şey. Yalnızca ölüm... Bazen cennette hissediyordum kendimi, bazen cehennemde, çoğunlukla da aynı anda her ikisinde... Kişiliğiniz, içine kapatıldığınız bir hapishanedir...
Bizans'ta imparatorların çocukları; erguvan renkli sarayda, erguvan rengindeki odada doğuyordu. Bu çocuklar Porphyrogenitos (яоppuрoyevηtоç) yani "erguvan doğmuş" ya da "erguvan içinde doğmuş" unvanı alıyorlardı. Erguvan rengi giysi ve ayakkabı yalnızca saray mensuplarına özgüydü. Helence porfira (noppúpa) erguvan rengi demektir. Erguvan renginin soyluların rengi olması, bu sınıfın beğenisinden değil ekonomik kökenindendir. Erguvan, Antik Çağ'da kırmız böceğinden elde edilen kırmız renginin bir türevi olarak sağlanabiliyordu. Bir böcekten ancak birkaç damla renk maddesi elde edilebiliyordu. Üretim de karmaşık ve çok masraflıydı. O yüzden erguvan rengi giysi giymek son derece pahalıydı; dolayısıyla sadece en üst sınıfın giysilerinde bu renk görülebiliyordu. Tanzimat-İttihat-Cumhuriyet'i bir üçleme olarak görüyoruz ve Türkiye'nin dünden bugüne yönetici sınıfını, elitlerini de eupatrid olarak nitelendirip, bu insanların birbirleriyle olan akrabalıklarını, bağlarını, benzerliklerini kısacası ortak paydalarını, sistemi anlamanın anahtarı olarak yazmaya çalışıyoruz. Abartarak söylersek, yöneticiler, elitler, öne çıkanlar, "başarılı" olarak kabul edilenler hep akraba, tanıdık. Abartmadan söylersek mutlak olarak bir ortak paydaya sahipler.