"Beni seçen layığı neyse onu bulur."
Çok da doğru bir söz; kim kaderi aldatabilir ki,
Erdemin damgası olmadan nasıl onurlu olunabilir?
Kimse hak etmediği onuru taşımaya kalkmasın
Ah keşke soyluluk, unvanlar, görevler
Yalan dolanla kazanılmasa da
O yüce onur, onu taşıyan erdemleriyle ortaya çıksa!
Eğer gerçek aşklar böyle engelleniyorsa,
Kaderin bir yasası bu demek ki.
Bu engel bütün aşıkların başına geliyorsa,
Ne yapılabilir ki boyun eğmekten başka.
Melankoli nöbetleri, hayaller ve iç çekmeler,
Arzular ve göz yaşları zavallı aşıkların kaderi.
Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer,
İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner.
Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara,
Yol açar kısa yoldan mutsuzluklara.
Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı,
Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını.
Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar,
Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar.
Ölümsüz tanrılar,para dilenmiyorum sizden;
Tek dileğim kendim için olacak yalnız:
Kimsenin sözüne,yeminine
İnacacak bir insan olmaktan koruyun beni!
Ne ağlayan bir orospuya kanayım,
Ne uyur gibi görünen bir köpeğe!
Ne zindandan kurtulmak için zindancıya güveneyim,
Ne de başım darda iken dostlara.
Amin! Tanrılar iştah versin;
Zengin günah işler,sen kök yersin.