Karakter analizi yapmak için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. Olaylar genel hatlarıyla 3 kardeşin etrafında dönüyor. Erdemli birisi olan alyoşa üzerinden kötülükle mücadele anlatılıyor sanki.
Ana olayı oluşturan birçok olay var ve bunlar bir yerde ana olaya bağlanıyor. Kavram haritası gibi.
Alyoşa manastırda staretz adında rahibin öğrencisi olarak yer alıyor. Daha sonra kardeşlerinin ve babasının başına gelecekleri öngören staretz zosima alyoşaya manastırda yeri olmadığını ve ailesinin kendisine ihtiyacı olduğunu söyleyerek onu gerçek hayata gönderiyor.
Alyoşa, Dimitri ve İvan 3 kardeşler
Dimitri, gruşenka adında bir kadını seviyor ve babası Fiyodor pavloviçte bu kadını seviyor ve kadına ulaşmak için para teklif ediyor. Böylece baba ve oğulun arası açılıyor. Fiyodor pavloviçin uşağı Smerdyakov bu paraları elde etmek için efendisini öldürüyor ve suç Dimitrinin üstüne kalıyor. Kanıt olmamasına rağmen Alyoşa ve İvan katilin Smerdyakov olduğunu söylüyorlar ve bu yüzden sürekli onunla konuşmaya gidiyorlar. Smerdyakov bir gün suçunu İvana itiraf ediyor. İvan ise yaşadığı olaylar yüzünden hummaya tutuluyor. Mahkeme yapılmadan 1 gün önce smerdyakov intihar ediyor. İvan her ne kadar mahkemede suçlu Smerdyakov bana itirafta bulundu desede akli dengesinin yerinde olmaması sebebiyle ciddiye alınmıyor. Ve dimitri mahkemede suçlu olarak kabul ediliyor.
Dostoyevskinin ilk romanıymış. Okurken hissettim diğerlerine göre bir tık geride kalmış bir eser.
Romanda Makar Devuşkin ve Varvara Alekseyevna adlı iki karakterimiz var. Aynı yerde olmalarına rağmen birbirlerine mektup yolluyorlar çünkü toplumun onları yanlış anlamasını istemiyorlar. İkiside çok yoksulluk çekiyor ve okurken ben de onlarla beraber aynı sıkıntıları çektim. Roman sizi o sıkıntılar kendi sıkıntınızmış gibi içine çekiyor. Roman karşılıklı yollanan mektuplarla geçiyor ve bu mektuplarda hayatlarının zorluğu karşısında bilgi sahibi oluyorsunuz.