Ahmet Emin Güler

İnanç
Günümüzde uygar dünya insanlarının çoğun inançsız, tepeden tırnağa pozitivist. Ama bu pozitivistler bile Marksizmin, Evren'in sonsuz, Yerküre'ninse rastlantısal varlığına ilişkin görüşündeki saçmalığı fark edemiyorlar. İmdat, yangın var! diye bağırasım geliyor. Ey insanlar, el insaf! Böyle bir şey olabilir mi? Günümüz insanı, 'normal' mantığa uymayan, çelişkin, beklenmedik olayların olabileceğini umut etme yeteneğinde değil artık. Mucizelere ve bunların büyülü gücüne inananların sayısı neredeyse yok denecek düzeyde. Bu niteliklerin kaybıyla gelen manevi boşluğun bizi aslında çoktan başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmeye, bu gidişe son vermeye, artık durmaya zorlaması gerekirdi. Ama bunun için insanın, hayat yolunun onun ölçüleriyle ölçülmediğini, bunun Yaratıcı'nın elinde olduğunu, insanın tümüyle O'nun iradesine bağlı olduğunu anlamış olması gerekir.
Sayfa 234 - Agora Kitaplığı 2.Basım·Kitabı okudu
İnanç
Reklam

Ahmet Emin Güler

, bir kitap okudu
9/10
·250 syf.·
25 günde okudu
·
2022 1. kitabı
Andrey Tarkovski
8.9/10 · 1.112 okunma
Özgürlük
Özgür olabilmek için, kimseden izin falan almadan, öylece, basit bir şekilde özgür olacaksın. Yazgına dair kendi hipotezin olacak ve hiçbir şeye aldırış etmeden bunun gereklerini yerine getireceksin. Ancak, böylesi bir özgürlük için bitmez tükenmez bir ruhsal kaynağa sahip olmanın yanında, yüksek düzeyde kendini bilmek, kendi karşı sorumluluklarının, dolayısıyla başkalarına karşı sorumluluklarının bilincinde olmak gerektir. Ama ne yazık ki biz özgür olmayı bilmiyoruz. Biz başkaları aleyhine olarak özgürlük istiyoruz kendimize; kimse için hiçbir fedakârlıkta bulunmak istemediğimiz gibi, böyle bir şeyi kişisel hak ve özgürlüklerimize yönelik bir saldırı sayıyoruz. Bugün hepimizi tanımlayan en belirgin özelliğimiz, inanılmaz bencilliğimizdir! Ama özgürlük burada değildir ki! Özgürlük, çevremizdekilerden, hayattan hiçbir şey istememeyi öğrenmekte... önce kendinden isteyecek ve kolayca verebileceksin. Özgürlük, sevgi adına yapılan özveridir! Yanlış anlaşılmamak için vurgulamak isterim; yüce ahlâk anlamında bir özgürlükten söz ediyorum burada. Bugünkü Avrupa demokrasileri için belirleyici nitelikte olan temel değerleri ve kazanımları tartışma konusu yapmak ya da zan altında bırakmak gibi bir niyetim yok. Ancak bu demokrasilerde de maneviyat eksikliği, insanların yalnızlığı gibi sorunların olduğu görülüyor. Bence çağdaş insan, siyasal özgürlük gibi gerçekten çok önemli bir dava uğruna karar verirken, ezelden beri sahip olduğu bir başka özgürlüğünü, başkaları uğruna, toplumu uğruna kendini feda etme özgürlüğünü unuttu.
Sayfa 188 - Agora Kitaplığı 2.Basım·Kitabı okudu
Özgürlük
Seyircim
Bir başkasıyla değil de ille benimle buluşmayı kendisi açısından önemli ve yararlı bulan tek bir seyircinin varlığı bile, benim için müthiş bir uyarandır. Madem benimle aynı dili konuşan seyirciler var, bana uzak, yabancı bir grup insan için bu seyircilere ihanet etmem doğru olur mu? Ötekilerin nasılsa kendi tanrıları, putları var... ve bizim onlarla hiçbir ilintimiz yok.
Sayfa 180 - Agora Kitaplığı 2.Basım·Kitabı okudu
Sinema
Sanatçının Özgürlüğü
Bu anlamda sanatçının 'özgür oluşu' ya da 'özgür olmayışı' benim kesinlikle anlayamadığım bir sorundur. Sanatçı hiçbir zaman özgür değildir. Ve sanatçıdan daha çok özgürlüğünü kaybetmiş insan yoktur. Yeteneğine, boyun borcuna zincirlenmiş insandır sanatçı; yeteneğine, böylelikle de insanlara hizmetle yükümlüdür. Öbür yandan sanatçı tümüyle özgür biridir: Dilerse yeteneğini tümüyle gerçekleştirmek ya da ruhunu üç on paraya satmak onun bileceği iştir. Tolstoy, Dostoyevskiy ve Gogol'ün yaşadıkları bütün o ruh fırtınaları, sanatçı olarak rolleri ve görevlerinin bilincinde olmalarından kaynaklanıyordu.
Sayfa 171 - Agora Kitaplığı 2.Basım·Kitabı okudu
Sanat ve Sanatçı
Reklam