Cemal Kayar

Cemal Kayar
@Cvegk
M.M
Lisans
İstanbul
Kadıköy, 5 Şubat 1978
50 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
“Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye, altınları, gümüşleriyle övünmeye. Tam işleri dileği düzene girer, ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye’”
Sayfa 61·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
-Kaybettim deme geri verdim de! diye söze başladı. Sonra; -Hayat bir ziyafetten başka bir şey değildir. Yemek ne kadar sürmüşse, ziyafet orada biter. Kolun bu sofrada nereye kadar uzanmışsa, nasibin o kadardır. Bütün sofraya gelenleri değil, yalnız önüne uzatılan tabaktan kendi hisseni iste! diye devam etti: -Hem bu hissen için de müsamahalı ol. Senin yağını mı döktüler? Senin şarabınımı çaldılar? Kendi kendine de ki, bunlar huzurun pahasıdır.
Sayfa 394·Kitabı okudu
İşte beklenen gün-bugün doğdum. Yarın ölmezsem, yaşamım boyunca yapacaklarımdan sorumlu değilim
Sayfa 45·Kitabı okudu
Görüyoruz ki, insan ömrünün sonuna vardın, yüz yaşındasın ya da yüzü geçtin, haydi gel, ömrünün bir muhasebesini yap. Düşünsene; tefeci, metres, patron, müşteriler ne çok zamanını aldı; karınla yaptığın kavgalarla, kölelerine verdiğin cezalarla ve kentte görevin için koşuştururken be çok zaman kaybettin. Bunlara bizzat sebep olduğumuz hastalıkları ekle; yine boşa geçen, değerlendiremediğimiz zamanı ekle, sana ait yılların sandığından daha az olduğunu göreceksin. Geçmişini, ne zaman kesin bir plan yaptığını, ne kadar az günün tasarladığın gibi geçtiğin, ne zaman yüzünün doğal haline büründüğünü, ne zaman zihninin huzursuz olmadığını, böylesine uzun bir ömürde ne başardığını, sen kendin ne kaybettiğini anlamazken, bir çoklarının senin yaşamından ne kadar çok çaldığını, yersiz kederin, aptalca mutluluğun, açgözlü şehvetin, dalkavukça ilişkinin yaşamından ne kadar çok çaldığını, sende sana ait ne kadar az şey kaldığını teniden düşün, göreceksin ki vaktinden önce ölüyorsun
Sayfa 48·Kitabı okudu
Falih Rıfkı Aray “Asırlardır belki hiç bir nesil barış içinde doğup ölmeyen bu millete harbi sonuna kadar kansız, yarasız ve acısız geçirmek nasip olacakmıdır bilmiyoruz. Fakat dileğimiz odur. Hiç bir toprak kazancı peşinde değiliz, bizi ancak bir zorlama savaşa sokabilir. Çünkü barış için ne şeref, ne hak, ne de bir karış toprak haracı vermek niyetinde değiliz”
Sayfa 267·Kitabı okudu