Küçük bir yaprağın arkasında bir dünya gördüğünü zanneder de koca dünyayı görmeden yaşar. İçinde bir türlü aslını öğrenemediği bir kâinat bulunduğuna kânidir.
''Gördün mü? Derhal saptırıyorsun. Hayatta hiçbir şey, uğrundan ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır. Hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun! Yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hakim olarak, kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak... Dünyada bundan başka istenecek ne vardır? Hayatın bu gayeye vakfet, görürsün, nasıl birdenbire canlanacaksın!''
Ama belki de benim gibi yalnızlığa düşmüş, yoldan çıkmış kimselerdi; iflas etmiş ideallar karşısında seslerini çıkarmayıp düşüncelere dalarak kafayı cekiyorlardı. Benim gibi bozkırkurtları ve zavallı kimseler miydiler, bilemiyordum?