Bir kararı, sadece eyleme dökmek mühürler ve o zamana kadar karar, Yalnızca her an değişebilir bir tasarım olarak kalır ve akılda in abstracto (soyut) bulunur
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Artık bu noktada şeylerin özüne dışarıdan asla ulaşamayacağımızı görebileceğimiz konumdayız. İstediğimiz kadar araştıralım, elimize sadece imgeler ve isimler geçecektir. Bizler bu durumda bir kalenin etrafında dolaşıp boşu boşuna bir giriş arayan ve bu arada da kalenin dış yüzünün skeçlerini çizen birisine benziyoruz; ki bu tam da benden önceki filozofların yaptıkları şeydir.
Her şeyin özü kör bir isteme olup bu ise asla tatmine ulaşmayan bir eksikliktir ki bu da hayatın özünün ızdırap olduğu anlamına gelmektedir. Her canlı yaşadığı sürece dünyadan bir şeyler telep etmekte ve nihayetinde kendisi de yok olmaktadır; dolayısıyla her canlının payına düşen bir ızdırap miktarı vardır.
Schopenhauer bu kitabında kendi çalışmalarından ve araştırmalarından kaynak alarak aşk ve cinsellik konusunda yeni bir metafizik geliştiriyor.
Yazar ilk olarak aşk ve cinselliğin birbirinden pek de farklı güdüler olmadığını kanıtlayarak işe başlıyor. Bu her ne kadar dışarıdan bakıldığında mantıksız hatta ahmakça bir düşünce gibi gelse de, filozofun diğer kitapları ve genel olarak felsefesindene aşina kimseler için beklenen bir durum.
Bu noktadan itibaren içgüdü, dürtü meseleleri filozofun İsteme ve Tasavvur Olarak Dünya eserinde ele aldığı isteme meftumuna dönüşüyor. Bu durum kitaba konu olan metafiziğin esasında ayrıksı bir düşünce değil de zaten filozofun temel olarak öne sürdüğü felsefesinin bir yorumu haline getiriyor. Bu açıdan tatmin eden bir yapıt.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde dikkate değer bir mesele mevcut. Yaşadığımız arzunun (bu arzu artık aşk ve cinsellik olarak ayrılamaz ve yalnızca cinsellik olarak yorumlanır) Birey olarak sahip olunan bir arzu değil de insanlık türünün getirisi olan hayvanı bir dürtü oluşunu ele aldığı iddia ediyor. Ölümsüz olan türün ölümlü olan insan zihnine zuhur etmesi ile oluşan bu arzu ise tamamen türün çıkarları ile bezenmiş oluyor. Dolayısıyla buradan hareketle bu aşkın ve yoğun arzu insanı aptalca ve komik ölümlere dahi götürebiliyor. Tür ve Birey arasındaki ilişkiyi bu şekilde ele alması belki eleştirilebilir, ama düşünüldüğünde temeli sağlam ve bir nebze doğru bir fikir denebilir.
Çeviri gayet güzel. Bunun yanında Schopenhauer'de yazım konusunda oldukça başarılı. Kendisini bir eğitimci olarak görmemek mümkün değil. Fakat kullandığı kavramlar yabancı olan birisi için zor ve anlaşılmaz olabilir. Belki internetten yardım alarak okunabilir.
Ek olarak ilk kez Schopenhauer okuyacak olan birisine önermeyi doğru bulmuyorum, hoş bir
Aşkın MetafiziğiArthur Schopenhauer · Ayrıntı Yayınları · 201816,8bin okunma