...sık rastlanan bir durum.Adam toplumsal açıdan bakıldığında başarılı bir insan.Çevresindekilerin takdirini kazanmış,iyi yetiştirilmiş yüksek eğitim almış.Toplumsal olarak da iyi bir konumda.Ancak eve dönünce kişiliği yüz seksen derece değişiyor.Özellikle icki içince zorbalasiyor.Yine de gücü kadından başkasına yetmeyen tiplerden.Karisindan başkasına el kaldırmıyor.Dışarıya karşı şirin mi şirin.Çevresindekiler onu uysal,iyi bir koca olarak görüyor.Neler gördüğünü başına neler geldiğini söyleyip şikayet etse bile kadına hiç kimse inanmıyor.Adam bunu bildiği için siddete başvurduğunda dışarıdan görülmeyecek yerleri seçiyor ya da işi iz bırakmayacak şekilde yapıyor.Olay bu değil mi?
Görünürdeki bir nesneye ya da görünmeze bile hayat gücünün etkisiyle zihinde canlanan bir nesneye yöneldiğinde duyguları harekete geçiren birtakım gizli kaynaklar var ki tez canlılığıyla ruhu o nesneye kucaklamak için son derece şiddetli hevesli biçimde taşkınlığa sürükleyip o nesnenin yokluğunu dayanılmaz kılıyor.
Olaylar doğal akısına bırakıldığında,zaten gitmeleri gereken yere giderler.Ne kadar çabalarsanız çabalayın insanlar kırılmaları gereken zaman geldiğinde kırılacaklar.