Kitaplarla büyümedim belki ama, büyürken hep bir kitap elimden tuttu.
Her sayfada bir iz, her hikâyede bir parçam var.
Eğitim, Psikoloji, P4C ve Çocuk Gelişimi üzerine kaleme aldıklarımı okumak isterseniz: medium.com/@damlademircankesim
Çocuk Gelişimi ve Eğitim uzmanı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitimin felsefi sosyal ve tarihi temelleri yüksek lisans
Bana süt lazim. Yağsız süt. Süt olmazsa arıza çıkarıyorum. Tatsız, asabi biri oluyorum. Süt bulabilmek için insanların arasına karışmam gerektiğini biliyorum. Bu yüzden bir hayli gönülsüzüm ama süt bulmalıyım.
Çok büyük bir hayvanı öldürmüştüm, Norveç'in en büyük hayvanını belki de, tüm iyi niyetime rağmen doğadan vahşice faydalandım, en yakın zamanda geri verebileceğimden fazlasını aldım büyük ihtimalle, bu da canımı sıktı.
Bu işlerde bir tür denge olmalı.
Babam öldü.
Dün bir geyik avladım.
Ne diyebilirim?
Ya o ya ben, birimiz canından olacaktı. Açlıktan geberecektim.
Bir deri bir kemik kaldım desem yeridir.
Ve iş sır paylaşmaya gelince, babası gibi prostat kanserinden öleceğine çoktan inandığını söylüyor, bundan hiç hoşlanmıyor ama bir süre önce, ayda yirmi yirmi beş defa boşalırsa kanser riskinin önemli ölçüde azaldığını okumuş.
Bu yüzden sağa sola bosalma fırsatını hiç kaçırmıyor, özellikle de üzerine boşalmanın uygun olmadığı şeylere sperm paskürtmeye bayıldığını fark etmiş. "Herhangi bir şey olabilir aslında. Kitaplar, dergiler, çanak çömlek, ne olursa." İşin en iyi yanı, sevgilisi de aynı kafadan; Roger, evin her yerine sperm püskürtüyor, onun umurunda olmuyor.