"İnsan en büyük hatayı zaman konusunda yapıyo. Zamanın sahibi sanıyo kendini. Nasılsa yaparım, daha zamanım var diyo her seferinde. Oysa zaman akıp gidiyo ellerinden."
S;264
Leyla ile Mecnun; Burak Aksak
Saplantımı yoksa gerçek aşkmı okadar ince bir çizgide ilerliyorki hikaye yer yer bu ayrımı unutuyoruz ama tutkuyu iliklerimize kadar hissediyoruz. Peki kapı nereye açıldı sanırım buda her okurun kendi cevaplaması gereken bir soru...
1945 dönemini olağan dışı bir bakışla yansıtan bir psikanaliz. Gerçekler olmadan hikaye kurgusuyla olağan dışılığın bir ürünü olarak mükemmel bir yaradılış. Tek beden iki zihin ve bir çokta izleyici....
Bir çay vakti nefes alır gibi kısa bir kelimeler bütünü. Tam bir zwik klasiği giriş ağır ama sonuç çok net birçok alt başlıkla birlikte ana konunun etrafında kenetlenip merkez de de insanın olduğu kısa ama bir okadar ağır bir hikaye. Az ama bir okadarda fazla yanlızlık..
Genç bir subayın ihtişama kapılıp bir insanın hayatının en karanlık yerlerine nüfus eden bir karar sonrası ortaya çıkan sarsıcı olaylar silsilesi... Birinin hayatı için kendi hayatınızdan vaz geçermisiniz yada sorumu düzeltiyim; Birinin hayatını verdiğiniz aptalca bir karar için mahvedermisiniz.... Bu bir merhametmi yoksa acımakmı?