İnsanın ruhu sırf çamurdur; işlenmiş, hâlâ kabakıyım doğranmış becerilere sahip, yontulmamış bir çamurdur ve temiz, sağlam olan hiçbir şeyi fark edemez; eğer yapabilseydi bunu, bu ayrılış ne kadar başka olurdu!
Fakat, kanımızı verelim onlara da, canlansınlar. Bu olağanüstü oburun, işçinin, kadın düşkünü bu serserinin biraz daha yaşaması için elimizden geleni yapalım. Hayatımda tanıdığım en rahat ruh, en sağlam vücut, en özgür haykırış onundu.
Bu kitabı okurken kendimi güvendiğim, sevdiğim bir yerdeymiş, evimdeymiş gibi hissettim. Sakin ve içten anlatımı okuru huzurlu bir ruh haline sokuyor. Her karakterin kendi kişisel gelişimi var. Her ne kadar sayfalarca anlatılmasa bile karakterlerin her yeni sözünde kendilerini bir adım öteye taşıdıklarını rahatlıkla görebiliyorsun. Her insanın içinde olan duyguların saf ve temiz bir anlatımı olmuş. Bunca karışıklık ve üzüntü içinde düştüğümüz yerden kalkmamızı kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacak bir kitap.
Minjun, film bittikten sonra Youngju ve Sungchul'un öne çıkarak sandalyeye yerleşmelerini izlerken, Ryota'mn niçin bu denli beceriksiz olduğunu düşünmeye devam etti. Elbette hayatını ilk defa yaşamasından kaynaklanıyor olmalıydı. Bir yazar olmanın hayalini de ilk defa kurmuş, sevdiği eşi tarafından da ilk defa terk edilmiş, biricik oğlu için de ilk defa yetersiz bir babaya dönüşmüştü. Bu yüzden o kadar beceriksizce hareket ediyor, beceriksizce konuşuyor ve yalnız görünüyor olmalıydı.