Quintessentia

Quintessentia
@Dedalus_
Özüne yaklaştıkça manzara değil, uçurum büyür. Modifiye edilmiş benliğinden memnunsan, dön geri; sana göre değil burası... #306148980
Ve bu kan, bana işte o zamanı hatırlatır: Sevginden hiç korkmasaydım ve kanatlarım hayallerinden yorulmasaydı, savunduğum her özgürlük hayatıma kefil olurdu. Ve bu hayattaki emin olduğum tek şeye, sevgine gerçekten bağlanabilseydim, kendimden bu kadar uzakta yaşamazdım.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Senden ne kadar çok kurtulmak istersem isteyeyim, seni sevmek bu dünyanın kurallarına göre akıldışı ve ümitsiz bir şeydir ama bu akıldışılık ve ümitsizlik bağlar beni bu hayata, yabancım olan hayata... Bu dünyanın sahibi olduklarını sananların hiç tatmadıkları o coşku ve yaşam sevgisini, bu yabancılık tattırır bana... Ben ne zaman yorulsam sevginden ve kötülük treni ne zaman geçse önümden, seni hep başkalarına kötülerim. Ama tren gidince, herkes gidince, seni, bir tek seni sevdiğimi ve bu yabancısı olduğum hayatta emin olduğum tek şeyin sana duyduğum bu sevgi olduğunu anlarım...
Sonra kötülüğümün treni çekip gider. Sana olan sevgim, parmağımla sıkıca bastırdığım damarımdaki kesikten akan kan gibi akmaya başlar sonra... O masum, o çocuksu, o kural tanımaz kanımla birlikte, akar sana olan sevgim...
Kurbanlarımı ve cinayetlerimin bütün ipuçlarını görmek istiyorum... Simsiyah, sonu gelmeyen, umutsuz bir tren geçiyor hızla önümden... Bir tek pencere arıyorum. Bir tek... İyilikle aydınlansın camı. Bir tek pencere olsun ve haykırsın istiyorum, "Bu dünyada yaşamak için katil olmak gerekmez!" diye... Bir tek pencere sevinçle fısıldasın, bu dünyada yaşamak anlamlı ve güzel bir şeydir, diye... Biliyor musun, böyle bir pencere olsa, o pencerenin arkasında mutlaka senin hayalin olur, senin iyilik dolu yüzün, özlemin olur. Ve belki ben yine de bu pencerenin ardına geçip seni oradakilere, yani başkalarına kötülerim. Çünkü çoğu kez ürkütür sevgin beni, çünkü hayallerimin kanatları yorulur, çünkü kalbim korkar sevginin büyüklüğünden.
İçimizde uyanan hafiflikle birlikte, öyle garip, öyle dinmez bir güç kazanmıştık ki birbirimizi donmaktan koruyarak bizim gibi kadınlık ve erkeklik rollerinden, üstünlük ve egemenlik tutkularından tiksinip ve tükendiğimizi hissedip yanımıza, bu soğuk çöle, bu sahici yere gelecek olanları yıllarca bekleyebilirdik... Burada yepyeni bir düş ülkesi yaratabilmek için... Beklerdik... Bekleyebilirdik... Hiç yılmadan... Geriye dönmeyi asla aklımızdan geçirmeden... Yıllarca...