Kalkıp yüreğim sevinçle dolu koyuluyorum açık yola,
Sağlıklıyım, özgürüm, beni bekliyor koca dünya, Uzun kahverengi patika beni bekliyor, nereye istersem götürmek için beni.
Bundan böyle talihe ihtiyacım yok, talih bizzat benim,
Bundan böyle sızlanmak yok, ertelemek yok, hiçbir şeye ihtiyacım da yok, Yetti artık kapalı yerlerde yakınmalar, kütüphaneler, mızmız eleştiriler,
Güçlü, hoşnut, çıkıyorum açık yola.
Yeryüzü, bu yeter işte, İstemem takımyıldızları daha yakın olsun, Biliyorum bulundukları yerde mutlu olduklarını, Biliyorum yetiyorlar kendilerine ait olanlara.
(Hala taşıyorum eski hoş yüklerimi yanımda, Nereye gitsem taşıyorum erkek kadın onları yanımda,
Yeminler olsun, kurtulmam imkansız onlardan,
Onlarla doluyum ve karşılığında onları dolduruyorum.)
Duydum itham edildiğimi, kurumları yok etmeye çalışıyormuşum, Aslında ne taraftarıyım kurumların, ne de karşıyım onlara, (Sahi ne işim olur ki onlarla? ya da onları yok etmeyle?)
İnşa etmek istiyorum sadece Mannahatta'da ve bu Eyaletler'in içlerinde ya da deniz kıyısındaki her şehrinde, Ve tarlalarda, ormanlarda, suyu yaran küçük ya da büyük her gemi omurgasının üstünde, Binasız, kuralsız, yöneticisiz, iddiasız, Yoldaşların sevgili aşk kurumunu.
Sızan damlalar! mavi damarlarımı terk eden!
Ey damlalarım! sızıntılar, yavaş damlalar, Dürüstçe düşen benden, damlayan, kanayan damlalar,
Hapsedildiğiniz yaralardan serbest kalıp düşen,
Yüzümden, alnımdan, dudaklarımdan,
İçinde gizlendiğim göğsümden dışarı taşın kırmızı damlalar, günah çıkaran damlalar, Lekeleyin her sayfayı, lekeleyin söylediğim her şarkıyı, söylediğim her sözü, kanlı damlalar, Tanısınlar sizin kıpkırmızı hararetinizi, parlasınlar, Doyurun onları kendinizle, utangaç ve ıslak, Parıldayın yazdığım, yazacağım her şeyin üstünde, kanayan damlalar,
Işığınızda görülsün her şey, yüzü kızaran damlalar.
Geleceğin kaydını tutanlar,
Yaklaşın, duygularını açığa vurmayan dış görünüşün ardına götüreceğim sizi, anlatacağım benim hakkımda ne diyeceğinizi, Basın adımı, asın resmimi en müşfik aşık diye,
Aşık arkadaşın portresi diye, aşık arkadaşının en çok sevdiği,
Şarkılarıyla değil, içindeki engin sevgi okyanusuyla iftihar eden ve onu cömertçe akıtan, Sevgili arkadaşlarını, sevgililerini düşünerek bir başına yürüyüşlere çıkan,
Sevdiğinden uzak kaldığında geceleri endişeli, uykusuz, keyifsiz yatan,
Sevdiği kişi içten içe kendinden soğur diye o can sıkıcı korkuyu çok iyi bilen,
En mutlu günlerini biriyle el ele uzaklarda, tarlalarda, ormanlarda, tepelerde, başka insanlardan ayrı dolaşarak geçiren,
Arkadaşının kolu onun omzunda, onunki de arkadaşının omzuna sarılı sokaklarda gezinen.
Görünüşlere dair soruyu yanıtlayamıyorum ya da mezardan sonraki hayatla ilgili olanı,
Ama umursamadan yürüyorum ya da oturuyorum, tatmin oluyorum,
Onun elimi tutuşu tamamen tatmin ediyor beni.