Quintessentia

Quintessentia
@Dedalus_
Özüne yaklaştıkça manzara değil, uçurum büyür. Modifiye edilmiş benliğinden memnunsan, dön geri; sana göre değil burası... #306148980
Artık izin vermeyeceğim hayat dediğim şeyle beni engellemenize, Zira anlıyorum şimdi asıl anlamın sizde yattığını, Gelip geçici biçimlerde saklandığınızı daha çok kendinize ait gerekçelerle, Anlıyorum sizin gelip asıl gerçeklik olarak ortaya çıkacağınızı onların ardından, Maddenin maskesinin ardında sabırla beklediğinizi, ne kadar uzun sürerse sürsün, Anlıyorum günün birinde belki de her şeye egemen olacağınızı, Belki bütün bu dış görünüş gösterisini dağıtacağınızı, Belki de her şeyin ardında yatan şeyin siz olduğunuzu, ama uzun ömürlü olmayacaklarını onların, Oysa sizin çok ama çok uzun süre var olacağınızı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Göğsümün ıtırlı çayırları, Sizlerden yapraklar topluyorum, yazıyorum, daha sonra hakkıyla okunsunlar diye, Mezar yaprakları, üstümde ölümden sonra çıkan beden yaprakları, Uzun ömürlü kökler, uzun yapraklar, Ah kış donduramayacak narin yapraklarınızı, Her yıl yeniden yeşereceksiniz, yeniden çıkacaksınız çekildiğiniz köşeden; Bilmiyorum fark edecek mi yanınızdan geçen sayısız insan, çekecekler mi hafif kokunuzu içlerine, ama eminim birkaçı kayıtsız kalmayacaktır; Ey narin yapraklar! Ey kanımın çiçekleri! İzin veriyorum altınızda yatan kalpten kendinizce söz etmenize,
Ayak basılmamış yollarda, Gölcüklerin kıyısındaki çalılıklarda, Kaçarak kendini sergileyen hayattan, Şimdiye kadar yazılmış bütün değerlerden, hazlardan, karlardan, uyumlu şeylerden, Ki uzun zaman ruhumu bunlarla beslemeye çalıştım, Şimdi artık anlıyorum yazılmamış değerleri, anlıyorum artık ruhumu, Söz ettiğim insan ruhu keyif alır yoldaşlarından, İşte burada, tek başıma, uzakta şamatasından dünyanın, Hoş kokulu diller konuşup anlaşıyor benimle, Artık utanmıyorum, (bu kuytu yerde başka yerde cesaret edemediğim kadar konuşabilirim rahatça,) Hissediyorum üstümde kendini sergilemeyen ancak her şeyi içeren hayatı.
"Savaşırız," diyorum, bu sözün ağzımdan nasıl çıktığına şaşarak. Yüzü umutla aydınlanıyor o an. " Savaşırız, " değil mi, " diyor ve boynuma sarılıyor heyecanla: " Bunu diyeceğini biliyordum... Biliyor musun, ben bu yüzüm yüzünden öylesine yoksul kaldım, öylesine itildim ki; yüzlerimiz için, yüzlerimizi bu insanlara kanıtlamak için, savaşırız, DEĞİL Mİ; bir daha söyle, ne olur! " diyor... " Savaşırız! " diyorum bir kez daha. Sonra uyuyoruz.
Yüzün sayesinde aşkı tanıdım, yüzün sayesinde kimsesiz kaldım. Yüzünü düşündükçe, bu şehir bir şarkının arkasında yaşıyordu kendi macerasını. Yüzünü düşündükçe, bu şehirdeki insanlar öyle masum, öyle iyi kalpliydi ki en kötülüleri bile acıma duygusu uyandırıyordu bende. Yüzünü düşündükçe, kaybolmak istiyordum doğduğum bu şehrin sokaklarında...