Seni suçlamıyorum sevgilim, hayır, seni suçlamıyorum. Bağışla beni lütfen, şayet kalemimin mürekkebine bazen bir damla acı karışıyorsa, bağışla beni, çünkü evladım, bizim çocuğumuz hemen şuracıkta, titreyen mumların altında ölü yatıyor. Tanrı’ya karşı yumruklarımı sıktım ve onu katili ilan ettim, duygularım bulanık ve darmadağın. Serzenişim için affet, ne olur bağışla!
Yalnız başıma evde oturuyordum, saatlerce, günlerce ve seni düşünmekten başka hiçbir şey yapmıyordum, tekrar tekrar sana ait yüzlerce küçük anıyı, her karşılaşmayı, her bekleyişi kendim için yeniliyordum, bu küçük kesitleri birer tiyatro oyunu gibi kendime sahneliyordum.
Dayanılmaz bir hüzün vardı içimde. Hatta ağlamak istiyordum. Her şeyi yadırgıyordum, huzursuzdum: Her şeyin bana yabancı olması çok etkiliyordu beni, bunu anlayabiliyordum. Yabancı her şey boğuyordu beni, öldürüyordu.
Sayfa 67 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu