Arkadaşlar öncelikle kitabı inceleme yapmaya kesinlikle yaş sınırı muhabbeti ile başlamak istiyorum.(+18) veya (+21) yaş sınırı arasında gittim geldim.Yani (+18) olduğu kitabın garanti ama (+21) de olabilir.İncelememi de bu yaş altındaki arkadaşlar okumasın.Biliyorum bu tarz uyarılar o yaşlarda daha bir çekici geliyor ama bunu söylemem lazım.Çünkü yanlış zamanlarda yanlış kitaplar size hiçbir şey katmayacaktır.Hatta belki bazı şeyleri de sizden alıp götürecektir.Bu uyarımı lütfen ciddiye alın ve bu kitabı da, bu incelemeyi de okumayın!
Şimdi incelememe rahat bir biçimde geçebilirim sanırım.Öncelikle Milan Kundera ile başlayacağım.Fransız bi yazar demek sanırım daha doğru onun için.Çek Cumhuriyeti vatandaşı olarak doğmuş ama uzun süreler hem topraklarına uzak, hemde elinden alınan vatandaşlığı sayesinde vatandaşlığına uzak bir hayat sürmüştür.Aklınıza Nazım Hikmet Ran geldi biliyorum.Nazım dan tek farkı onun hayatta iken, Nazım ise öldükten sonra vatandaşlığına tekrar kavuşması.Milan, ilk başlarda sadece Çekce yazdığı kitaplarını günümüzde sadece Fransızca dilini kullanarak devam etmektedir.2022 yılı itibari ile hala hayattadır.1929 doğumlu olduğunu düşünürsek, 93 yaşındadır günümüzde.Çek Komunist partisi üyesidir.Aynı zamanda 20 den fazla uluslararası ödül sahibidir kendileri.Nobel ödülünde ise adı defaatle geçmiş olmasına rağmen alamamıştır.Eserleri 40 dan fazla dile çevrilmiş bir kalemdir kendileri.
Babası müzik eğitmeni olduğu için ona pianoyu çok küçük bir yaşta öğretmiştir.Buradan da Beethoven hikayesini nereden bildiği ve Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği kitabının ana sloganın nereden geldiğini daha iyi anlıyoruz.Milan sonrasında, Edebiyat eğitimi alır ve sağlam bir komunist olarak hayatına erken dönemlerde devam eder.22 senenin 14 senesi ağır olmak üzere hapis cezası alır.Nedeni ise devletle ilgili
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
John Steinbeck in daha önce Fareler ve İnsanlar kitabını okumuştum. Daha sonra Bitmeyen Kavga yı. Bu 3.kitabı olacak. Steinbeck in anlatımını net bir şekilde ayırt edebiliyorsunuz. Kitabın başına hiç bakmadan bu kitabı okusaydım kesinlikle bunu Steinbeck yazmış derdim. Bu önemli bi durum bence. İşci sorunları, yerlilere daha fazla dokunma, toplumsal sorunlar, toprak meselesi her kitapta ortak unsur. Salinas Vadisi de yine aynı şekilde ortak mekandır.
Kısaca Steinbeck den bahsetmek istiyorum öncelikle : Öncelikle edebiyatın oscarı olan Pulitzer, Nobel ve Ulusal kitap ödülü olan bi yazardır. Hatta Pulitzer i bahse konu kitabımız Gazap Üzümleri nden dolayı kazanmıştır. Gerçekçilik akımının öncülerindendir. Göçmen bi ailenin çocuğu olduğu için kitaplarında belki hep göçmen sorunlarından da bahseder. Annesi İrlanda, babası ise Prusya lıdır. Gençlik zamanlarında yine kitaplarındaki ana karakterler gibi çiftçilik yapmıştır. Ayrıca araba tamiri, araba parçalarından da yine iyi anlar. Bunu Gazap Üzümlerinde çok net görürüz. Kaliteli ustalara bilgi, birikimi ile taş çıkartır. Boyacının yanında çalıştı. İnsan kadavralarını incelemek için istemesi ve bunun kabul görmemesi üzerine üniversiteyi bıraktı. İnşaatlarda da çalıştı. Hatta inşaattaki bir işçinin güvenli bir ortamda çalışamaması ve ölümden dönmesi üzerine de bu işi de bıraktı. Büyük Buhran döneminde bekçilik yaptı.
İlk önemli başarıyı Bitmeyen Kavga ile tattı. Sonra bunu Fareler ve İnsanlar izledi. Ama herkese göre en büyük eseri Gazap Üzümleri dir. Ama benim favorim Fareler ve İnsanlar dır. Bu söylemeden geçemeyeceğim. Kapitalist rejim sevdalıları ve bankacılık sektörünün önde gelen isimleri Gazap Üzümleri için karalama propogandası yapsa da kitabın başarısını engelleyemediler. Çünkü kitaptaki Amerika gerçekti. Abartı yoktu.
Savaş onu özellikle çok