Favori Kitapçı Abimizdeyken Canım ᝰKemankeş ‘nun “hadi sen bunu al” diye elime tutuşturduğu bu kitabı gerçekten almamak için hiçbir sebebim yoktu. ᝰKemankeş da bildiği üzere Brezilya ilgim + Stefan Zweig sevdam + birde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından olunca -daha önce varlığından haberimin olmadığı bu kitabı- hiç düşünmeden aldım.
Kitaba başlamadan önce bir Brezilya Belgeseli arayışım vardı, kitaba başlarken öyle bir düşüncem yoktu ama bu kitap bana hiçbir belgeselin veremeyeceği güzellikte bir belgesel deneyimi verdi. Stefan Zweig’ın Novellalarından alışkın olduğum o muazzam kalemi Brezilya’nın Tarihini, Kültürünü ve Şehir Tasvirlerini o kadar yalın ve akıcı bir şekilde yazmışki okumaya doyamadım diyebilirim. Bu kitaptan sonra Stefan Zweig’ın o çok korktuğum “biyografi kitaplarına” yöneleceğim kesinleşti çünkü bu beyfendinin kaleminin beni hayal kırıklığına uğratmayacağını bir kez daha öğrenmiş oldum.
Ayrıca herhangi bir karakterin yansımasına maruz kalmadan bizzat Stefan Zweig’ın anlatımıyla kendi fikirlerini, hislerini, duygularını ve düşüncelerini okumak kitabın bana en çok keyif veren kısmıydı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitap önerisi mi işte karşınızda Suç ve Ceza.
Çok beğendiğim kitapların incelemesini mutlaka yapmak isterim. O yüzden Suç ve Cezanın incelemesini yapamasam içimde bir ukte kalırdı. Suç ve Cezayı çok öneren var. Evet şimdi anlıyorum ki önermeleri gerçekten fazlasıyla hak eden bir kitaptı bu. Hayatımda okuduğum en iyi kitapların başını almış durumda. Resmen okumamı kendi haykırıyor bana. Kitabın kendini bağlamasından söz etmeyeceğim bile harika bir yapıt.
Bu kitabı nedense kendime çok yakın buldum. Hiçbir sebebi yok sadece yakın buldum işte :)
Baş karakter Raskolnikov’a ise sempati duymak elde değil. Olaylar o kadar iyi anlatılıyor ki gözünüzde gerçek anlamda canlandırıyorsunuz.
Okumaya devam ederken suç kavramına farklı bir perspektiften bakıyorsunuz. Dostoyevski hakkında dava açılmış. Gerekçesi ise: “Bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır.” olmuştur.
Her hareket her mimik müthiş!..
Aralarındaki o diyaloglar..
Neyse sadece okuyun ve tadını çıkarın çünkü ilk kez okumak her zaman bir başkadır. Ama bu kitap için bence ilk kez değil bir kaç kez bile okunsa aynı heyecanı yaşatacaktır sizlere…
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Favori Kitapçı Abimizdeyken Canım ᝰKemankeş ‘nun “hadi sen bunu al” diye elime tutuşturduğu bu kitabı gerçekten almamak için hiçbir sebebim yoktu. ᝰKemankeş da bildiği üzere Brezilya ilgim + Stefan Zweig sevdam + birde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından olunca -daha önce varlığından haberimin olmadığı bu kitabı- hiç düşünmeden aldım.
Kitaba başlamadan önce bir Brezilya Belgeseli arayışım vardı, kitaba başlarken öyle bir düşüncem yoktu ama bu kitap bana hiçbir belgeselin veremeyeceği güzellikte bir belgesel deneyimi verdi. Stefan Zweig’ın Novellalarından alışkın olduğum o muazzam kalemi Brezilya’nın Tarihini, Kültürünü ve Şehir Tasvirlerini o kadar yalın ve akıcı bir şekilde yazmışki okumaya doyamadım diyebilirim. Bu kitaptan sonra Stefan Zweig’ın o çok korktuğum “biyografi kitaplarına” yöneleceğim kesinleşti çünkü bu beyfendinin kaleminin beni hayal kırıklığına uğratmayacağını bir kez daha öğrenmiş oldum.
Ayrıca herhangi bir karakterin yansımasına maruz kalmadan bizzat Stefan Zweig’ın anlatımıyla kendi fikirlerini, hislerini, duygularını ve düşüncelerini okumak kitabın bana en çok keyif veren kısmıydı.
Favori Kitapçı Abimizdeyken Canım ᝰKemankeş ‘nun “hadi sen bunu al” diye elime tutuşturduğu bu kitabı gerçekten almamak için hiçbir sebebim yoktu. ᝰKemankeş da bildiği üzere Brezilya ilgim + Stefan Zweig sevdam + birde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından olunca -daha önce varlığından haberimin olmadığı bu kitabı- hiç düşünmeden aldım.
Kitaba başlamadan önce bir Brezilya Belgeseli arayışım vardı, kitaba başlarken öyle bir düşüncem yoktu ama bu kitap bana hiçbir belgeselin veremeyeceği güzellikte bir belgesel deneyimi verdi. Stefan Zweig’ın Novellalarından alışkın olduğum o muazzam kalemi Brezilya’nın Tarihini, Kültürünü ve Şehir Tasvirlerini o kadar yalın ve akıcı bir şekilde yazmışki okumaya doyamadım diyebilirim. Bu kitaptan sonra Stefan Zweig’ın o çok korktuğum “biyografi kitaplarına” yöneleceğim kesinleşti çünkü bu beyfendinin kaleminin beni hayal kırıklığına uğratmayacağını bir kez daha öğrenmiş oldum.
Ayrıca herhangi bir karakterin yansımasına maruz kalmadan bizzat Stefan Zweig’ın anlatımıyla kendi fikirlerini, hislerini, duygularını ve düşüncelerini okumak kitabın bana en çok keyif veren kısmıydı.