Dinsel inanç kavramının, sahip olduğu gücün ve ihtişamın tüm esprisi, mantıklı nedenlere bağlı olmamasıdır. Geriye kalan bizlerden ise hükümlerimizi savunmamız beklenir. Ancak dindar birisinden inancını haklı çıkarmasını istediğinizde "dini özgürlüğünü" ihlal etmiş olursunuz.
İnsan her an bir kavşaktaydı; gördügü, dokunduğu, yaşadığı, yaşayamadığı ne varsa onlara yaslanarak ya o yolu seçecekti ya da ötekini. Tabi, bu seçim yalnızca belirnen yolun gidiş yönünü göstermiyor, aynı zamanda ileride, yönlerin düğümleneceği başka kavşakların da kaderini de çiziyordu.
Daima hareket halinde ve mutlu olmak ile içime dönerek pasif ve hüzünlü olmak arasında bir tercih yapabilirim. Ya da bu ikisi arasında sekerek aklımı yitirebilirim.