İlk incelememi en sevdiğim kitaplardan biri olan Kürk Mantolu Madonna ile yapmak istiyorum.
İlk okumaya başladığımda kitabın başlarında biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Hatta bu kadar övülen kitap böyle mi olucaktı derken Raif Efendi’nin geçmişte yaşadıklarının anlatılmaya başlamasıyla kendimi kitaba kaptırıp kitabın sonuna gelmişim.
Kitaptan kısaca bahsetmem gerekirse sessiz ve içine kapanık bir karakter olan Raif Efendi hayatı boyunca bir çok şeye boyun eğmiş, haksızlık karşısında bile sesini çıkarmamış hatta hiç sevmediği bir kadınla evlenmiştir. Kendi hayatına kendi yön vermeyip hayatını başkalarının istekleri üzerine devam ettirmiştir. Hayatında gerçekten yaşadığını hissettiği bir anısı olup bunuda günlüğüne aktarmıştır. İşte kitabı güzel yapan belki de günlüğüne yazdığı ve gençliğinde yaşadığı bu hatıranın sonunun acı bitmesidir.
Daha fazla spoiler vermeden bence bu kitabı okumayan kalmasın diyorum ve incelememi kitaptaki sevdiğim bir alıntıyla bitiriyorum;
“Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum… Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar… Ama şimdi inanıyorum… Sen beni inandırdın… Seni seviyorum… Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum…”