Deniz

10/10
·254 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2026 15:34
Petrikor: Gökyüzü ile Yeryüzünün Ortak Kokusu Kitap klasik bir roman gibi ilerlemiyor. Karakterlerin isimlerinin olmaması ve büyük olayların yer almaması ilk başta bana alışılmışın dışında geldi ama okudukça bunun bilinçli bir tercih olduğunu ve anlatımı daha evrensel bir noktaya taşıdığını hissettim. İlk bakışta bir aşk hikâyesi gibi görünse de aslında çok daha derin bir yerde duruyor. Olaylardan çok hislere odaklanan, okurken değil belki ama okuduktan sonra bile etkisi devam eden bir anlatımı var. Özellikle lapis, oasis ve gezegen metaforlarıyla kurulan o atmosfer kitabı bambaşka bir boyuta taşıyor. Yer yer bu duyguların daha kozmik bir alana taşınması, anlatımı farklı ve etkileyici kılan detaylardan biri. Bölüm başlarındaki kısa metinler de bu hissi daha da güçlendiriyor; hikâyeden çok bir düşüncenin içine giriyormuşum gibi hissettirdi. Alışılmışın dışında ama kitabın ruhuna çok yakışan bir detaydı bence. Açıkçası hızlıca okuyup bitirilecek bir kitap değil; biraz durup düşünmek, altını çizmek ve sindirmek gerekiyor. Hatta bazı cümleleri tekrar tekrar okumak istiyorsun. Okurken zaman zaman kendime döndüğümü, bazı duyguların içinde kaldığımı fark ettim. Bende bıraktığı his ise tam olarak şuydu: yağmurlu bir günde camdan dışarı bakarken gelen o tanımlayamadığın boşluk duygusu… Herkese hitap etmeyebilir ama farklı bir anlatım arayan, olaydan çok his okumayı sevenler için gerçekten özel bir deneyim sunuyor. Benim için “az sözle çok şey söyleyen”, daha çok hissettiren ve okurda iz bırakan bir kitap oldu
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202666 okunma
Reklam
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 23:36
Kitapta beş farklı hikaye var ama hepsinin ortak noktası ölüm. Her biri farklı sınıflardan insanlar; kimi zengin, kimi yoksul, ama sonuç aynı… Zola ölümün herkes için eşit olduğunu sade ama çarpıcı bir şekilde anlatmış. Kısa ama derin ve düşündürücü bir kitap.
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
8/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2025 23:31
Kısa ama kolay olmayan bir metin… Roman diliyle değil, doğrudan ve sert bir üslupla yazılmış siyasi bir metin olduğu için okurken zaman zaman zorlandım. Ama tam da bu dili sayesinde etkileyici ve cesur bir metne dönüşüyor. Zola’nın düşüncelerini böylesine açık ve net bir şekilde ifade etmesi, hele ki o dönem şartlarında, gerçekten saygı uyandırıyor. Haksız yere casuslukla suçlanan subay Alfred Dreyfus’u savunmak için, Zola’nın dönemin Fransa Cumhurbaşkanı’na yazdığı bu mektup; adalet arayışının unutulmaz bir simgesi. Yavaş okunması gereken, sindirilerek kavranan bir metin…
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
10/10
·824 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 18:09
“Bronz Atlı”… Okuduğum en sarsıcı, en yürek burkan ama bir o kadar da umut dolu kitaplardan biri oldu. Bu kitapta sadece bir aşkı okumadım. Bir savaşın ortasında, yoksulluğun, açlığın, kayıpların içinde büyüyen bir kız çocuğunun hayata nasıl tutunduğunu gördüm. Tatyana… Onun en çok ne yönünü sevdim biliyor musunuz? Asla vazgeçmeyişini. Sevgisinden, ailesinden, hayallerinden… Ve en çok da yaşama arzusundan. Savaşa, ölüme, açlığa rağmen hayatta kalmaya çalıştı. Ama sadece fiziksel olarak değil; ruhuyla da, kalbiyle de hayatta kalmayı seçti. Tatyana bana gösterdi ki; güçlü olmak her zaman bağırmak, dik durmak değil. Bazen gözyaşlarını içine akıtmak, beklemek, sabretmek… Bazen bir lokma ekmeği paylaşmak ya da kimsenin bilmediği bir hayali sakince taşımak da bir güç göstergesi. Ve aşk… Tatyana ve Alexander’ın aşkı, öyle kolayca anlatılacak bir şey değil. O aşk; sınanmış, parçalanmış, yok sayılmış ama hep kalmış bir bağ. Bazen bir mektuba, bazen bir domatese, bazen de sadece göz göze bakmaya sığdırılmış bir sevgi. Ben bu kitabı okurken; hem savaştım hem sarıldım. Hem ağladım hem umut ettim. Ve her sayfada kendi içimdeki küçük Tatyana’yla karşılaştım. O yüzden “Bronz Atlı”, benim için sadece bir kitap değil… Bir kadının suskun çığlığı, bir aşkın sessiz bağı ve bir hayatın yeniden yeniden doğuşu oldu.
Bronz AtlıPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 20161,557 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 00:05
Hüseyin Rahmi Gürpınar benim için sadece bir yazar değil; tam anlamıyla bir gözlem ustası. Toplumu, insan ilişkilerini, dönemin kafa yapısını öyle güzel anlatıyor ki… Ne yazsa elim gidiyor. Her kitabında hem düşündürüyor hem de şaşırtıyor. Kesik Baş da yine aynı şekilde beni içine çeken, bazı yerlerinde gerip bazı yerlerinde hayran bırakan bir eser oldu. Zaten Gürpınar’ın bütün kitaplarını okumak istiyorum, çünkü bende yeri çok ayrı. Kesik Baş, ilk bakışta sanki bir gotik gerilim gibi geliyor ama aslında Türkiye’deki ilk polisiye roman örneklerinden biri olarak da kabul ediliyor. Bu yönüyle de çok kıymetli bir yerde duruyor. Osmanlı’da polisiye türü, Tanzimat döneminde Batı edebiyatının etkisiyle ortaya çıkmış. Ahmet Mithat Efendi’nin Esrâr-ı Cinayet romanı genelde ilk örnek olarak anılıyor. Ama duyduğuma göre Kesik Baş, ondan çok daha rafine bir kurguya ve daha derin bir karakter gelişimine sahipmiş. Gerçekten de bunu okurken fazlasıyla hissettim. Gürpınar, Batı polisiyesinin mantık odaklı yapısını alıp Osmanlı’nın o kendine özgü atmosferiyle birleştirmiş. Batıl inançlar, eski İstanbul konaklarının karanlık havası, akılla hurafenin çatışması… Hepsi öyle güzel bir araya gelmiş ki hem edebi olarak doyurucu hem de dönemin ruhunu taşıyan bir roman ortaya çıkmış. Hasan Rıza karakteri, yurt dışında eğitim görmüş, akılcı düşünen bir genç. Fakat İstanbul’a döndükten sonra yaşadığı olaylar, özellikle de Fransız bir kadına duyduğu aşk ve kadının gizemli şekilde ortadan kaybolması, onu hem psikolojik hem de fiziksel olarak çöküşe sürüklüyor. Bir köşkte yaşananlar, karanlık bir atmosfer ve ortada dolaşan bir kesik baş… Okurken “gerçek mi, hayal mi?” sorusunu sürekli sordum kendime. Bazen bir rüyanın içindeymiş gibi, bazen de çok sert bir gerçekle yüzleşiyormuşum gibi
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021550 okunma
Reklam