Dekorların yıkıldığı olur. Yataktan kalkma, tramvay, 4 saat çalışma, yemek, uyku ve aynı uyum içinde çarşamba perşembe cuma cumartesi, çoğu kez kolaylıkla izlenir bu yol. Yalnız bir gün “neden?” yükselir ve her şey bu şaşkınlık kokan bıkkınlık içinde başlar. “Başlar”, işte bu önemli. Bıkkınlık makinemsi bir yaşamın edimlerinin sonundadır, ama aynı zamanda bilincin devinimini başlatır. Onu uyandırır, gerisine yol açar. Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla; intihar ya da iyileşme.
İbrahim İbn-i Edhem’e (r.a) “Nasılsın?” diye sordular, aşağıdaki şiirle cevap verdi;
Yamadık dünyamızı, yırtarak dinimizden
Sonunda din de gitti, dünya da gitti elimizden…
[31. Bölüm / Dünyayı Terk Etmek Onu Kötülemek]
Sizi kime benzettiğimi biliyor musunuz? İsterlerse bedenini parça parça doğrasınlar, (Tanrı'yı içinde bulmuşsa) ona bu işkenceyi yapanın yüzüne gülümseyerek bakan bir insana… Siz de arayın, bulacaksınız içinizde Tanrı'yı, yaşamaya başlayacaksınız.