Sofie'nin Dünyası / Jostein Gaarder
Çok satılan bu kitabın ülkemizde değeri yeterince bilinememektedir. Bir çocuğun gözünden felsefeye bakış akıcısı başlangıç seviyesi için aslında oldukça başarılı bir kitaptır.
Ben bu kitabı okuduğumda 12 yaşındaydım. Türkçe öğretmenimiz ödev olarak vermişti ve kitabın kalınlığı epey korkutmuştu beni. Ama okudukça öyle olmadığını anlamış ödevimi de başarıyla bitirmiştim.
Kitaptan aklımda kalan birkaç cümleyi sizler için aşağıya bırakıyorum.
"En akıllı kişi, neyi bilmediğini bilendir."
"Her zaman en korkulan kişiler soru soran kişilerdir."
"Platon kadınları eğitmeyen bir devletin sadece sağ kolunu kullanan bir insana benzeyeceğini söyler."
"İnsanın hayvanlardan bir farkı da, hayatını planlayabilmesidir."
"Ama Tanrı’ya en çok yaklaştığımız yer, kendi ruhumuzdur. Ancak orada yaşamın büyük sırrıyla birleşebiliriz."
"Bir kuşak yaşlanırken bir başka kuşak henüz yeni yetişiyor. Bu arada tarih de yoluna devam etmekte."
"Aynı kişiyi hem sevip hem de nefret edebilirim."
"Saatlerimiz hep aynı zamanı göstermiyor."
"Kadın kendini geri kazanmalı, kimliğini erkeğin kimliğine bağımlı kılmaktan vazgeçmeli. Çünkü kadını baskı altında tutan yalnızca erkek değildir, yaşamının sorumluluğunu ele almayan kadın kendi kendine de baskı uygular."
Çocuk ruhunuzu hiç kaybetmeyin...
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yazarlardan okuduğum ilk kitap ve muhtemelen tek kitap olacak.
Öncelikle kitap başlarken bazı şeyler biraz karışık olaylar tam net değil gibi, havada kalan bazı cümleler var gibi hissetriyor.
Doğu Üzeyir Üzeyiroğlu ve İnanç Gürdem kitaptaki karakterlerimiz. İsimlerini özellikle yazdım çünkü kitap boyunca yazarlar sürekli evire çevire, her şekilde kullanmışlar isimleri. Erkek karakter iki isimli ve kızımız hitap ederken Üzeyir diyor ama düşüncelerinde Doğu diyor. Yetmiyor Doğu Üzeyiroğlu şöyleydi Doğu Üzeyiroğlu böyleydi diye devam ediyor.
Bazı türk yazarlardaki bu karakter isim ve soyisimlerini hem ayrı hem bir arada bir cümlede 3-4 kere kullanma aşkı nerden geliyor?? Daha iyi mi yazdığınızı sanıyorsunuz acaba böyle olunca. İlk 50 sayfada karakterler tanıtıldığı için normal derim ama sürekli böyle kullanılması gerçekten yoruyor. Bir noktada kitaba asla odaklanamadım ve oofff bitse de gitse moduna girdim.
Gayet güzel olabilecek bir kurgu heba olmuş. İki kişi yazdıkları için mi karmaşa var bilmiyorum ama olmamış. Sevmedim.
Yukardaki yazdıklarıma istinaden sadece ilk 50 sayfa içinde yer alan birkaç cümle bırakıyorum. Beklentiyle başladığım kitabın beni hüsrana uğratması..
❝“Üzeyir aklını oynatacak kadar delirebilirdi ki İnanç şahit olmuştu. içine nüfuz eden öfke deliliğini de çıkarabilirdi fakat Doğu bunu istemiyordu. O halde Gürmen'in sakin duruşuna karşılık her zamarıki silahını kulacaktı.” ❞
❝ “Senin asıl benim kalbimle alıp veremediğin ne, Üzeyir? İstediğin benim kalbimse al görür. Emin ol ellerinde kalmak üzere!"
Doğu babasını izledi bir müddet. Ağzını bir şey söylemek için açtıysa da kendiliğinden geri kapandı. Zira ne söyleyecek sözü vardı ne de Şahin Bey buna müsade ederdi. ❞
Benim ruh halimin kötü olduğu bir dönemde okuduğum ve gerçekten çok sevdiğim bir kitap hatta seri. O yüzden serinin en sevilmeyen kitabı olmasına rağmen benim en sevdiğim kitap kitap diyebilirim bu kitap için.
Sonunda sevmediğim kısımlar var ama buna rağmen mafya kurgusunu bence gayet güzel işliyor. O evreni bize güzel verdiğini düşünüyorum yazarın.
Modumun ya da okuma hızımın düştüğü dönemlerde benim için bir kaçış kitabı.