Hoparlörden bir Zeki Müren şarkısı yükseliyor, bense takılmışım hayatın en uzak, en sayrı yerine .kur-tu-la-mı-yo-rum, kurtaramıyorum kendimi .ölümle sevişiyorum .Masam üç kişilik ,bir sandalyede ben diğerinde yalnızlığım öbüründe ise başka bir yalnızlık. aslında ben de oturmuyorum bu sandalyede ,dedim ya ölümle sevişmekteyim .acıyı öpüyorum habire ,zaten ölümün en çekici yanı acı değil mi ?değil mi ki acıya gülümseyen ölüm ?sanki asırlardır içimde acıya gebe bir yaşam taşıyorum ve o yaşamın ömrü ilerledikçe doğurmakta ,sürekli doğurmakta ;hiç durmadan toprağın en alt tabakasına gülümsemekte .ölüm ve toprak ya da yaşam ve toprak ne tuhaf hep böyle midir bu döngü ?ben rengarenk çiçekler ekerim dediğim bu yere ölümden mısralar diziyorum .dedim ya yaşamla cebellesiyorum ölüm bir durak ötede…