"Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyorum ki aramızda dağlar, denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum. Sana gelince... Sen hemen unutursun beni! "
"Sen hayatını yaşadın mı? Yoksa hayat mı seni yaşadı? Hayatını seçtin mi? Yoksa o mu seni seçti? Onu sevdin mi? Yoksa pişmanlık mı duydun? Hayatını tükettin mi?"
"Bakın, bazı şeyleri ben size öğretebilirim. Bazılarını kitaplardan öğrenebilirsiniz. Ama bazı şeyler vardır ki, mutlaka görmeniz ve hissetmeni gerekir. "
"Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken bir şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana cesaretini bile yok eden bir şeydi. "
"İnsanların neler yapacağı ya da yapmayacağı önceden bilinmez, beklemek gerekir, zamana zaman tanımak gerekir, zaman hükmeder, zaman kumar masasında karşımızda oturan oyuncudur ve oyunun bütün kartları onun elindedir,bizler ancak hayatımızı verirsek bir eşy elde edebiliriz, kendi hayatımızı. "