Bir yerde uzun zaman kaldığınızda,dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz.O enlem ve boylamların uzunluğunu algılamıyordunuz.Kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlıgıda algılayamadığımız gibi.Ama o uçsuz bucaksızlığı hissettiğiniz birşey onu ortaya çıkardığı anda umut beliriyor ve istesenizde , istemeseniz de kayalara yapışan likenlerin inatçılığıyla size yapışıyor.
Leylaaaa!. Bilmelisin ki bu tekkede benim bütün yangınlarım senden idi ve onları söndürmeye gözlerim durmadan su akıttı. Sana varacak
yolculuklarda aşkını yüklendiğim mumdan gemilerim ateş denizlerine çakılıp kaldıkça durmadan ağladım,eridim.Can ipliğim yandı. Başındaki alevler,kenti tutuşturmaya ,hep yeniden yangınlar çıkardı Leylaaa!..
Oysa aşk işinde ortaklık olamazdı.Mümkün müydü hiç, sevenin sevileni paylaşması ve olabilir miydi bir gönülde iki aşk?Yakışık kalmazdı bir evde iki farklı misafir.