Mutlular bazı şeylere nasıl katlanacağını bilemezken sayısız insanın doğuştan sakatlık, sefalet, düşük sosyal statü, çirkinlik, elverişsiz mesken gibi sayısız kalıcı kötü duruma hiç aldırış etmeksizin katlanması ve kapanan eski bir yara misali hiç hissetmemesi bundandır; zira onlar iç ve dış zorunluluğun, durumu değiştirecek bir şeye yer bırakmadığını bilirler.
İşe yaramadığını görene dek günlerce dehşet içinde tepinip mücadele eden, sonra da birden bire boynunu sakince boyunduruğa doğru uzatan kafese kapatılmış bir file benzeriz.
Zira gerçekte insanın kendi güçlerini kullanmasından ve hissetmesindan başka hiçbir zevk yoktur ve en büyük acı, insanın güce ihtiyaç duyduğunda yokluğunu hissetmesidir.