Gülsüm Yalçın

Gülsüm Yalçın
@Devrikcumle
Okumak özgürlüğe uçmaktır. (Aliya İzzetbegoviç)
Öğretmen
Konya Aksehir
215 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
9/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2018 22:45
Barış Bıçakçı adını daha önce okuduğum birkaç romanın içinde yer alması ile duymuştum.Okunacaklar listesinde yer alalı uzun zaman olsa da okumaya yeni fırsat bulabildim. Kitap çok farklı bir konudan bahsetmiyor.Zaten önemli olan konunun nasıl ele alındığı değil mi?İşte yazar burada konuyu ele alış biçimi ile okutturuyor kendini.Iki erkek arkadaş ve onların yakın arkadaşlarının kızkardeşi aynı evde yaşamaya başlarsa ne olur.Cevabi belli tabi ki ortada muhakkak bir aşk doğar.Bu aşk zaten iki arkadaşın hayalini kurdukları bir durumdur.Günün birinde aynı kıza aşık olmak onların aslında kendi yazdıkları kaderlerinin yaşantıya dönüşmesidir. Biraz sonra ne olacak heyecanı ile değil kahramanların duygu dünyasında neler değişecek, ne iken neye dönüşecekler merakı ile okudum.Genel olarak beğensem de Nihal' i daha çok hissettikleri ile okumak isterdim.Tek bir kişinin ağzından değil de üçünün de zaman zaman sözü ele alarak olayları aktarsın isterdim.Boyle olursa daha mi iyi olurdu bilmiyorum ama okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum.Arkadaşlık, dostluk, samimiyet, aşk.... gibi duyguları farklı bir anlatımla okumak isterseniz buyrun derim ben.Keyifli okumalar. (Aslında daha güzel bir inceleme yapmak isterdim ama zaman konusunda bu ara sorun yaşadığım için ancak bu kadar yorumlayabildim. Emre Akyüz inşallah faydalı olabilmişimdir.)
Edebiyat
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
Reklam
10/10
·382 syf.··
Beğendi
·
2017 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2017 16:06
Açtım kelimeler kitabımı, zorlu bir işe kalkıştım.Bir yanım anlatmak istediklerimle dolu iken diğer yarım nasıl anlatacağımı bilememekte.Dökülsün bakalım heybemden kelimeler payımıza neler düşecek. İlk İnsan, ilk peygamber Hz. Âdem.Yaradılışı ve sonsuzluğa uzanışı.Cennetten dünyaya oradan tekrar cennete uzanan yolculuk.Bu yolculuk esnasında işlenen ilk günah, ilk hasret, ilk pişmanlık, ilk sevda...Ilklerin sonu yok bu hikayede.Aslında anlatılan Âdem olsa da hepimizin ilkleri saklı bu kitapta.Âdem sadece temsil.Çünkü okurken ben de yedim yasak meyveyi, ben de kovuldum cennetten, ben de yakardım Allaha.Âdem'in pişmanlığı beni de yaktı kavurdu. Sonra Habil ile Kabil çıktı.Zıtlıklarıyla birlikte yanımdalardi.Yeri geldi Habil, yeri geldi Kabil oldum.Sonra fark ettim.Aslında ikisi de bendim, içimdeydi ikisi de.Bir yanım Habil gibi teslimiyetçi, diğer yanım Kabil gibi kibirli.Hikayenin sonunu bilsem de düştüm ben de Kabil'in peşine onu yolundan döndürmeye çalıştım.Olmadı yapamadım onu yolundan alıkoyamadım.Ama benim hikayem de henüz tamamlanmadı.Onu yolundan edemesem de benim için hâlâ şans vardı. Bu kitapla birlikte tam bir edebi ziyafet çektim.Nazan Bekiroğlu söz konusu olunca altı cizilmedik yer kalmıyor kitapta.Kelimelerin dünyasına o kadar hakim ki imparatorluğunu kurmuş saltanatını sürdürüyor adeta.Şiirsel bir üslupla yazdığı bu eseri de su gibi akıp gitti.Bir kere okuyup da köşede bekleyecek kitaplar arasında değil de başucu olacak kitaplar arasında yerini aldı.Kendinizi bulacağınız bu eserde ilklerinize yol alıp düşünce dünyanıza seyahat etmeye çıkacaksanız mutlaka okuyun bu eseri.Selametle
Edebiyat
Lâ: Sonsuzluk HecesiNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202114,6bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2017 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2017 20:22
Ayla Kutlu'yu ilk defa okuyorum.Ve güzel bir başlangıç yaptığım kanısındayım.Beklenti içine girmeden okumaya başladığım ve bundan sonraki eserleri için beklenti içinde olacağım bir yazar oldu.Yalnız okumaya başladığımda kitabın devamı olan başka bir kitap olduğunu bilmiyordum ve şuan yine yarım kaldım.En kısa zamanda diğerini bulup eksik taşları yerine oturtmam lazım. Kitap Kafkaslardan göçe mecbur kılınmış bir anne ve çocuğun yolculuğu ile başlıyor.Geriye dönüşler ve o anla birlikte bu yolculuk anlatılıyor.Ve tam bu esnada kitap birden sizi sarmaya başlıyor ve size şu mesajları veriyor:Bu andan itibaren anlatacaklarıma iyi odaklan, dalgın kafayla okuma beni, bazı cümlelerim içinde kaybolabilirsin tüm bunlara hazır ol.Kafkaslardan başlayan yolculuk İstanbul, Ankara ve Urfa'ya kadar uzanıyor.Ve biz bu illerde yaşanılanlara sırasıyla tanıklık ediyoruz. Zaman olarak ise Cumhuriyet'in kuruluşu yakındır.Kurtuluş mücadelesi verdiğimiz yıllar.Kazanılan zaferler halkı coştursa da yine de bu savaş ne zamana kadar sürecek bu belirsizlik kafalarda hep soru işareti.Önceden hep birlikte kardeş olarak yaşadığımız Rumlar, Ermeniler de artık eskisi gibi değiller.Emir Bey ve ailesi de bu olaylar yaşanırken ön planda anlatılan kişiler.Önce Emir Bey'in anne ve babasının hikayesi daha sonra ise kendi ailesinin hikayesi anlatılıyor.Emir Bey'in iki eşi var.Kitapta eşlerinin Emir Bey hakkındaki düşünceleri, ona olan bağlılıkları, bir kadın olarak çektikleri özellikle Urfadaki eşinin yaşadıkları okurken yüreğimizde bir sızı bırakıyor. Eserin dili gayet akıcı ve edebi.İçerisinde yöreye özgü kelimeler de kullanılmış.Halk edebiyatı unsurlarının da kullanıldığı bu eserde özellikle Yunus'tan yapılan alıntılar edebi salınımları artırarak ayrı bir hava katmış esere.Ben çok beğendim bu
Siyaset
Bir Göçmen Kuştu OAyla Kutlu · Bilgi Yayınları · 2008193 okunma
10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2017 20. kitabı
Neler sığabiliyormuş meğer bir güne.Ve yine bir gün bizden neler alıp götürebiliyormuş.Takvimde sadece bir yapraktan ibaret olan bu günler Yavuz'un gönlünde ne fırtınalar koparıyordu.Hikayemizin kahramanları Yavuz ve Tuğçe.Kim mi bunlar?Aşık ile Maşuk :) Okumaya başladığım ilk an isminden olsa gerek sonunu tahmin edebiliyordum.Yalnız yazarımız o kadar güzel anlatmış ki bu aşkı o son hiç gelmesin istedim ve nasıl bitti anlayamadım.Neydi o edebi cümleler, şiirler öyle. 'O hayat şiirimin bercestesi olmuştu...'sf.144 Sadece bu söz için bile okunmaya değer buldum, bu söz beni çarptı sanırım :) Yalnız böyle güzel duyguları olan Yavuz bunları bize bu kadar güzel nakşederken Tuğçe niye anlatmadı.Onun hisleri nasıldı.Bu kabına sığmayan aşkta neler dökülecekti onun kaleminden kağıda merak ettim doğrusu.Tıpkı Yavuzda olduğu gibi adım adım Tuğçe'nin de iç dünyasında yaşananları okuyabilseydik keşke. Okurken çoğu zaman bu Yavuz gerçekten bir hayal ürünü, gerçek şahıslarla ilişkisi yoktur diye düşünsem de kimbilir belki hala kalmıştır onun gibi sevenlerden. Kitabı bana hediye eden yazarı Mehmet Yılmaz'a bir kere daha teşekkür ederim ve yazın hayatında başarılar dilerim.
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2017 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2017 19:56
Kitabı okumama vesile olan yazarı Mehmet Yılmaz Bey'e müteşekkirim.Bu eserin yeri bende her zaman ayrı olacaktır. Kitabı okurken aklımda hep bir söz ve bir şiir vardı.Söz kitapta da yer alıyor 'Bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş' şiir ise Orhan Şaik Gökyay'ın 'Bu Vatan Kimin?' şiiri.İstemsizce bu ikili kitabı okurken hep kafamda mırıldandı durdu.Ve bir şeyin farkına vardım.Kitapta anlatılan olaylara ne kadar uzakmışım ben.Şimdiye kadar neden hiç merak edip de açıp bi okumamışım.Onlar benim tarihim değil miydi?Bundan sonra bu konularla ilgili okumalarımı artırmaya karar verdim.Hatta bizzat gidip o yöreleri gezip oraların tarihini buram buram içime çekesim var. Kitabı okurken kendimi bir puzzle oyunu içerisinde gibi hissettim.Olaylar parça parça.Bir olay anlatılırken hoop başka bir olaya geçiyoruz ve bunlar hep birbirini tamamlıyor.Ve en sonunda bütün parçalar yerine oturuyor ve görmek istediğimiz resim tamamlanıyor. Duygu dolu bir eserdi.Vatan özlemi iliklerime kadar işledi.Bükreşte Romanyada Tunahan ne zaman bir Türkle karşılaştı ben de bir o kadar heyecanlandım ve sevindim.Vatansızlık ne demek bilmem ben ama vatansızlık ne demekmiş çok iyi anladım daha doğrusu hissettim.Kitabın anlatımı, olay akışı, dili her şeyini çok beğendim.Yazarını bu kitapla tanıdım şimdi ise yeni çıkacak kitaplarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım.Keyifli okumalar.
Tuna'nın TürküsüMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 2015104 okunma
Reklam