Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 24 dk.
Sayfa Sayısı:
85
Basım Tarihi:
Mart 2012
Yayınevi:
Roza Yayınevi
ISBN:
9786055676391
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·85 syf.··
2019 28. kitabı
Mehmet bey bu kitabıyla bana hayatta şansımız varken sevdiğimizi yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı. Kendisinin acemice diye tabir ettiği ama bence gayet ustalıkla yazılmış bir aşk hikayesi :( Yavuz o kadar güzel sevdi ki onun sevmesini sevdim. Sizdelerde okurken eğer tattıysanız gerçek aşkı o heyecanı hatırlayacak, tatmadıysanız inşallah bende böyle güzel seveyim diyeceksiniz. Ben aşkı tadanlardan olduğum için beni ağlattı aşkın güzelliği. Belki sizler yaşamadınız bu duyguyu ama okurken Yavuz'un sevdasını mutlaka hissedeceksiniz eminim bundan. Okuyup kendiniz karar verin bence. Böylesi bir son beklemiyordum açıkçası :(
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2017 16. kitabı
Mükemmel ve ötesi... Sözler kifayetsiz bence... Okudukça Zevkle okuduğum ve bir nefeste bitirdiğim bir eserdi... Bitmesini hiç istemediğim kitabı okuyan hayatında muhakkak geçmişte yaşadığı bir ize rastlar...Olay örgüsü beni lise hayatına götürürken kendimi lisede hissettim . iyi ki okumuşum diyorum. Değerli yazarın bana bu hediyesinden dolayı çok teşekkür ederim. ..
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
10/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2015 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2015 00:00
Bir güne neler sığdırabilirsiniz? Bir hayat, bir sevda, bir aşk sığar mı bir güne. Ömrünüz boyunca o bir günle yetinecek olsanız. Bir solukta okuyacağınız ölümsüz bir aşkın hikayesi Bir Gün herkese şiddetle tavsiyemdir...
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
10/10
·85 syf.··
2019 90. kitabı
SEN GİDERKEN KARANFİLLER SIRALIYDI Gidişin de gelişin gibi suskundu  Bir beni bıraktın ve gittin.  Ben sana yar ben sana sevdalı.  Aldığım her nefeste bir sen varsın.  Ne kadar uzakta olursan ol.  Gidişin de gelişin gibi suskundu.  Son zamanlarda bu şarkıya taktım ki öyle bir huyum vardır bin beş yüz kez dinlemeden bırakmam. Bu zamanda bu kitabı okumam da denk geldi tesadüf mü artık bilemeyeceğim Sıcacık ama hüzünlü bir kitap Bir gün... Kısa olsa da etkisi uzun sürecek bir hikaye İnsan bir güne neleri sığdırır onu anlatmış Mehmet Yılmaz Ve günümüz sevgilerinin ne kadar basit ne kadar hissiz ve yapay olduğunu hatırlatıyor Günümüzde ki aşkım canım klişe aşk sözcüklerini söyleyenlerden alıp suskunluğun aşkını anlatmış Ve hatıralarda kalacak tek bir gün... Arka fonda bu şarkıyla okudum kitabı şarkı dinleyerek kitap okurum diyorsanız onu da şuraya bırakıyorum youtu.be/EKxsfbOFAfs
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
9/10
·85 syf.·
2019 26. kitabı
'Konuşmak zor lakin susmakta ölüm gibi... Mutlaka hislerimi seninle, evet, yalnız seninle paylaşmam lazım... ' Evet kitap işte tam da bu cümleden sonra başlıyor. Yazarımızın başında kitabı ithaf ettiği kişiyi görünce güzel bir aşk hikayesi okuyacağız diyorum. Sayfalar ilerledikçe naif bir aşk hikayesi okuyorum. Kitap ilerledikçe acaba karşılıksız mı, açılamadı mı gibi cümleleri düşünmemizi sağlıyor bazı yerleri ama sonra...? Bir adam nasıl böyle güzel sevebilir, nasıl böyle masum nasıl böyle içten içe sevebilir ??? Kitabı okumamın hikayesini anlatayım önce size ve ne kadar unutkan olduğumu kanıtlayayım böylece. Bir Gün kitabını bana bir kitabı okuduğumu ve beğendiğimi gören bir arkadaş :"Bu kitabı da okumalısın" diyerek önermişti, ama şu an o arkadaş kimdi? Hangi kitaptan sonra (Mavinin Kapalı Tonu olabilir diye hatırladım) bunu konuşmuştuk bilmiyorum buradan o arkadaşa bir selam yolluyorum :)) 99 depremini yaşayan yaşamayan herkes bilir... Şehirleri yıkan kıyamet gibi diye geçer çoğu kişice... İçi yanar burnunun direği sızlar.. Ben o zaman küçüktüm çok fazla kavrayamamıştım ne olduğunu. Sadece gece yataktan kalkıp dışarıda kaldığımızı hatırlıyorum, annemin kucağında uyumuştum. Zaten çok korkacak kadar hissetmemiştik biz.. Ama asıl depremi yaşayan çocuklar kim bilir ne kadar korkmuştur. Benim için 99 depremi babamın günlerce olmamasıydı; çok sonraları öğrendim tabii deprem ne demek..? Babam neden yoktu?? Meğer arama kurtarma çalışmalarına yardıma gitmiş, yufka yürekliydi babam, orada yaşadıklarını kendi ağzından hiç duymadım desem yeri var. Anneme anlatırken duyduklarım ve sadece annemin anlattıkları... Çığlıklar.. Cesetler.. Korku.. Koku..Kan-revan... Yaşamadım, görmedim; Allah da yaşatmasın..
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
Puan vermedi
"Yola çıkalı on dakika oldu. Giresun'u geçtik ve şimdi Bulancak'a doğru gidiyoruz. Teypte çalan türkü bitti ve hemen ardından yeni bir türkü başladı... 'Beş sene sakladım verdiğin saçı...' " youtu.be/4xXQCbEoreA Bu yollar da, bu türküler de üç yıldır yoldaşım oldu.. Hele otobüsteki yerim sahil tarafı pencere kenarıysa Trabzon'dan Samsun'a kadar değme keyfime. Sevgili Mehmet Y. Hocam, size öncelikle çok çok teşekkür ederim beni bu kitap hediyenizle mutlu ettiğiniz için.. Ve en başında yazan 'Cengiz Dağcı ve Kırım sevgisinde birleştiğimiz...' yazınız için. 'Bir Gün' e ne çok şey sığdırırmış insan, 'Bir Gün' e sevgisini, mutluluğunu, hüznünü, acısını sığdırırmış. Siz de 'Bir Gün' e öyle güzel sevinçler ve ağır acılar yüklemişsiniz ki okurken ne elimden kitabı bırakabildim ne de mendili. Tüm herkesin acıyan kalbini bir bedene doldurup bizlerin önüne öyle güzel bir hikayeyle sunmuşsunuz ki, her sayfa da bambaşka bir son düşünürken ben, hiç beklemediğim bir sonuçla karşılaştım ve kalbim bir kez daha çok sızladı.. Pek bir şey yazamasam da, kitabın konusu da yeri de benim için çok farklı olacak, yüreğinize sağlık Mehmet Hocam.
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
45 saniye ve sonsuzluk.... . . . .
Puan vermedi
*** 1(bir) spoi içerir!!!! *** Bugünden tam 21 yıl önce, 1999 senesi ağustosun 17'si. Henüz 1 yaşıma girmeme dört gün kala, minicik bir bebekken.. Anneciğim beni zar zor uyutmuş, yatırmış beşiğime. Sonra da günün getirdiği tüm yorgunlukla birlikte uyuyuvermiş o da, ne bilsin, uyumuş. Ta ki saat 03:02'yi gösterene dek. O korkunç sarsıntıyla uyandıklarında annemin yaptığı ilk şey bana sarılmak olmuş, babamsa ikimize birden sarılmış.. Ömür gibi gelmiş o kırk beş saniye onlara... Güç bela evden çıkabilmişiz. Babam yapmış kalacağımız çadırı, büyükçe bir çadır.. halalarım, amcam, babannem hep birlikte uzunca bir süre yaşamışız o çadırda, artçılar kesilmek bilmiyormuş çünkü.. bir de benim ağlamalarım... canım annem beşiğimi sallayıp duruyormuş, sallamış, sallamış, sallamış.... Bizimki bu felaketin en hafif hikayelerinden biri. *** 'Bir Gün' ise Marmara Depremi'nin bir başka hikayesi.. Yavuz ve Tuğçe'nin insanın içinde çiçekler açtıran aşklarının hikayesi. Bir güne sığdırdıkları sevdalarının hikayesi, bir güne sığar mı hiç demeyin, sığar! Diyebileceğim tek şey yüreği dayanabilecekler okusun! *** Daha binlerce hikayesi var o kırk beş saniyenin.. Uyandınız değil mi? 21 yıl önce 17 ağustosun sabahını göremeyen 18.373 can vardı. 'Sesimi duyan yok mu!' diye bağırdılar belki de enkaz altından.. Kalplerimiz bu acılara nasıl dayandı bilemiyorum. Ben düşündükçe öyle darlanıyorum ki.. bunları yazmakta da çok zorlandım. Umarım bir daha böyle bir felaketi hiç yaşamayız! *** Uçup gittin buralardan, canımın canı nerdesin Uçup gittin buralardan, gözümün nuru nerdesin Gittiğin yol çok mu uzak, dönülmeyen yerde misin Gittiğin yol çok mu uzak, dönülmeyen yerde misin Bulutlar yoldaşın olsun, Allahım seni korusun Yolun açık aydın olsun, TURNALARA TUTUN DA GEL *** Hiçbir zaman
1000Kitap
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
"kaderim kaf ile değil kef ile yazılmıştı..."
Puan vermedi
21 Haziran. Bazı tarihler vardır; üstüne kaç tane takvim eskitsen de aklının en ücra köşelerine kazınır. Yıllar geçer, saçına aklar düşer ama o tarih tekerrür ettiği gün yine aynı hızda çarpar kalbin. Hele ki âşıksan. Nitekim ki, her Âdemoğlu en az bir kere o kalp çarpıntısını yaşamıştır. Gerek mutluluktan, gerekse acıdan. youtu.be/kuCN8sDslXo "Yavuz." Başkahraman; sadık, vefalı âşık. Güzel adam. Gönlü güzel, sevdası güzel adam. İtiraf edeyim ki, bu kitabı uzun zamandır içinde bulunduğum halet-i ruhiyyem sebebiyle okudum. "İyi mi oldu?" diye sorarsanız, kurguda olsa, kendime benzer karakterlerin varlığını bilmek mutlu etti beni. Ne güzel seviyorsun adam, hep böyle sev. "Ölüm." Dünyaya teşrifime eşlik etmiştir, varlığı bende çok büyük yokluklara sebep olmuştur. Dünyaya yapayalnız gelmiş olmanın ne demek olduğunu, inanın bilemezsiniz. Eksikliğim, tam olarak dünyaya iştirak ettiğim gün ile başladı. Bu kavramın da kategorileri var; ana, baba, yâr. 'kişi sevdiğiyle beraber olacakmış annem. seni elbet yine göreceğim, bir daha ayrılmamacasına hem de.' diyerek iki cihanın varlığıyla teselli etmeye çalışmış kendini. Ama bazı yokluklara düzinelerce mersiye dizseniz de o hâlâ taş gibi oturur göğüs kafesinizin üstüne. Yıllar geçse de o ağırlık geçmez. Başka dallara tutunursunuz ama fâni dünya, ölüm her an kapınızı çalabilir. 17.08.99/ Kıyamet Yıllardır ikamet ettiğim bu şehirde, bu tarihten "Kıyamet" diye bahsediyor insanları. Gözlerindeki o korkuyu ve acıyı sanki siz yaşamışçasına hissediyorsunuz. 2013 yılına kadar depremin adını duymamış ben, bu şehirde nefes almaya başladıktan sonra bu kelimeyle yaşamayı öğrenmek mecburiyetinde kaldım. Bu seneler içerisinde çok deprem gördüm. Yerlilerinin o anları tekrar yaşadıklarını gözlerinden okudum, yüzlerine yapışan o
Edebiyat
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
10/10
·85 syf.·
Beğendi
·
2016 51. kitabı
Bir gün kitabı çok önce okuduğum ama çok etkilendiğim nadir kitaplardan biri.. hediye edilmesi ayrı bir değerli hediye eden ayrı bir değerli.. yani katmerli bir kitap benim açımdan.. içindeki sımsıcak samimi hikaye de o değere bambaşka bir değer katıyor tabii ki.. şimdilerde Tuna'nın Türküsü ile ortak basılmış yeni bir basımı olsa da tek başına basılması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.. çünkü hem iki kitabın kulvarları farklı hem de Bir Gün arada kaynamamalı bence.. Gün olur asra bedel misali bir günün insanın hayatında nasıl bir yeri olabilir bunu sormakla başlamak istiyorum kitap hakkındaki düşünce ve duygularımı anlatmaya.. Evet bir gün bazen bir asra bedeldir hatta bazen küçük bir an için ömür bile verildiğine göre zaman algımız ne yaşadığımızla ne hissettiğimizle alakalı çok şey söyler bizlere .. o yüzden ben hiç abes karşılamıyorum hatta kızıyorum zamana, sevdiğim insanların yanında su gibi geçtiği için.. o anları donduramadığım için.. her anın fotoğrafını videosunu çekmek nedendir sanıyorsunuz.. hep bundan.. İşte Bir gün tam da böyle bir günü anlatıyor.. geriye dönüşlerle hatıralarla.. okuyucuya o samimiyeti o kadar iyi veriyor ki ben şahsım adına o bir günün geçtiği mekanları onlarla gezdim diyebilirim.. İçinde aşk olan her şey güzel.. o bir gün de.. aşkla tertemiz duygularla yazıldığı o kadar belli ki.. zaten yorumlarda yazarımız da itiraf etmiş kendi hayatından kesitler barındırdığını.. hep savunduğum tezimde beni yanıltmamış.. Çünkü öyle şeyler var ki onu anlatabilmek için ancak yaşamak lazımdır.. günümüz aşk zırvalıklarından öte tertemiz duygular var anlatılan.. zamanın dehrinde herşey kirlendiği gibi aşklar da kirlendi çünkü.. ten kafesine kapatıldı..horlandı..aldatıldı..kandırıldı..öldürüldü.. Aşk aslında kavuşamamaktır sözünü ne kadar duysam da
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
8/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2017 12. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2017 20:29
Değerli yazarımız https://1000kitap.com/yazar/Mehmet-Yilmaz Beyefendi'den yine bir güzel eser. Şahsıma hediye ettiği Tuna'nın Türküsü(Teşekkürü bir borç bilirim) adlı eserde beraberce olan ama ben sitede ayrı olduğu için hem daha güzel olur diye böyle tekil bir inceleme kararı aldım. Eser; öğretmen Yavuz'un askerliğinin son gününde kışladan onu almaya gelen arkadaşı Yusuf'la evlerine dönerlerken eski hatıraları acısıyla, tatlısıyla, en önemlisi sevgi ile gözlerinde ve bizim yüreklerimizde canlandırırlar. Yavuz'un üniversiteden arkadaşı(aşkı) Tuğçe ile sevgi , aşk, hüzün dolu bir serüvenin içine atılıyoruz. Ama biz okuyucuların içinde de ne fırtınalar da esiyor tabi. Yavuz'la gülüyoruz, Yavuz'la ağlıyoruz. Yazar; eserde aşk, sevgi, yaşam üzerine konuları işlerken 1999 Marmara depremini hatırlatarak, o günleri anmamızı, insanların sevdiklerinden ayrılmasını, acı ve kederi gözler önüne koyuyor. Ve ölen insanlarımızı bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum. Kişi sevdiği ile beraberdir hadisinin kitapta geçmesi ve bizlerin bu sözle aşkımızı ve sevdiğimiz insanı unutmamamızı veya her şey bitti gibisinden olmadığını anlıyoruz. Sevgiyle kalın. İyi okumalar...
1000Kitap
Bir GünMehmet Yılmaz (Samsunlu) · Roza Yayınevi · 201261 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mehmet Yılmaz (Samsunlu)Yazar · 12 kitap
1979 Samsun doğumlu. OMÜ Coğrafya öğretmenliği mezunu. 2000 yılından bu yana bir yandan öğretmenlik yaparken bir yandan çeşitli gazete ve dergilere kültür, edebiyat, futbol, seyahat yazıları yazıyor. Evli ve iki çocuk babasıdır. Samsun’da yaşamaktadır. Yayınlanmış kitapları:. - Kırmızı Beyaz Siyah / Samsunspor - İletişim Yayınları Ocak 2009 - Futbol Derleme - Bir Gün - Roza Yayınları - Şubat 2012 - Uzun Hikaye - Derviş Hoca - Kaynak Kültür - Eylül 2014 - Roman - Tuna'nın Türküsü - Roza Yayınları - Aralık 2015 - Roman - Milli Takım (Pas, Şut, Gol; İşte Milli Futbol) - Timaş Yayınları, Hazin 2016, Mizah