Geri Bildirim
Adı:
Katilin Özrü
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9786055027490
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kozalak Yayınevi
Hava buz gibi... İliklerime kadar üşüyorum. Sanki sekiz yaşındayım ve sanki bugün babamın dayaklarına işkenceyi de eklediği gün. Üzerimde söndürdüğü sigaraların acısını duyuyorum ama bir farkla; söndürdüğü yerler yanmıyor artık, aksine buz gibi. Attığı her ustura kesiğinin izleri duruyor ama artık çirkin görünmüyor gözüme. Annem bir köşeden olanları izliyor, bağırmalarımı duymuyor, sadece gözyaşı döküyor. Yoksa bir anne evladına ağlama demez mi, ben buradayım demez mi? Bu katil ruhlu adamın beni her gün biraz daha ruhsuz yapışını öylece izler mi? Evladının geleceğini karartmasına izin verir mi?

Acaba annem, küçücük yüreğimde bu kadar nefret barınmasının tek sebebinin kendisi olduğunu bilse bir daha nefes alabilir miydi? Canımın yanışını izlerken karşı koymamasının bedelini hiç düşünmemiş miydi? Şimdi her şey için çok geç. Bugün ilk cinayetimi işledim. Şu an kendimi olabildiğince güçlü hissediyorum.

Artık canım yanmıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Yazarını tanıyor olmamız kitaba daha bir başka duyguyla başlamamıza neden oluyor. Nurhan Hanım, toplumsal yaralarımızdan biri olan Aile içi şiddet ve sonuçlarından yola çıkarak, işlenen kadın cinayetlerini çok güzel bir kurguyla okuyucuya aktarmıştır. Ayrıca cinayetleri işleyen kişiyi ortaya çıkaran komiserin (Aylin) kadın olması kurguya daha da bir güzellik katmıştır. Baştan sona sürükleyici ve okuyucuyu ayrıntıya boğmayan, sade anlatımı ile çok çabuk okunabilen bir kitap.
Yalnız Nurhan Hanımın affına sığınarak söylemek isterim ki Aylin - Hakan ve Aylin - Sinan arasındaki diyaloglar biraz daha düzeyli olsaydı daha iyi olurdu.
Ben Nurhan Hanım'ı başka yazarlarla kıyaslamıyacağım, çünkü her yazarın kendine özgü bir stili olmalıdır diye düşünüyorum.
İlk kitabı olmasını göz önünde buludurarak başarılı bulduğumu ve herkesin okuması gerektiğini söylemeliyim.
Bundan sonraki kitaplarının çok daha güzel olacağı inancıyla ikinci kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.
Yazarımızı site vasıtasıyla tanıdım. Ve iyi ki de, tanıma şerefine nail oldum. Benim nazarımda kalemini konuşturan bireyler, paha biçilemez birer hazinedirler.

Siteye katılma amacım da, eksik olan bilgi hazinemi doldurmak, mümkün olduğunca naçizane bilgilerimi benim gibi, aynı lisanı konuşan okur arkadaşlarla paylaşmaktı. Her ne kadar eşim tasvip etmese de benim bir kitap aşığı olduğumu bildiği için, gönülsüzde olsa onay vermek zorunda kaldı. Eşim onaylamasaydı asla katılmazdım. Çünkü eşimin onayı benim için, her fiil ve eylemden önce gelir.

Bazı okur arkadaşlar yüzünden, site de bulunma eylemimi sorguladığım bir zamanda, Nurhan Hanım'ın site den ayrılma kararı alması ve sonra takipçilerinin ısrarı üzerine olumlu yönde hareket etmesi, benim zihnimde artarak çoğalan sorularıma da bir cevap oldu. Nasıl mı? Bir tarafta amacı başka sizi sorgulayan okurlar, diğer tarafta hiç bir çıkar gözetmeksizin bilgilerini paylaşarak bir nebze dahi olsa tanımadığı şahıslara, yön verebilme gayesinde olan okurlar. Hangi taraf ağır bastı derseniz, elbette ki bilgisini paylaşmak isteyen kesim. İşte Nurhan Hanım da benim nazarımda, değerleri ölçülemeyecek okur arkadaşlarımdan biridir.

Ben Nurhan Hanım'ı daha iyi anlayabilmek ve tanımak adına, eserini okuma kararı aldım. Daha ilk eseri olmasına rağmen, hayretler içerisinde kaldım. Bakıyorum olay örgüsünde kopma yok, olaylar arası geçişler muntazam bir düzende ilerliyor. Betimlemelere bakıyorum kısa ama tadında. Kişi ve yer tasvirleri okura mükemmel bir şekilde aktarılmış. Diyaloglar derseniz, güncel hayattaki konuştuğumuz kelamlar. Hatta kitabı okurken şaibeye bile düştüm. Neden mi? Gerçekten ilk kitabı mı diye zihnimde soru işareti belirdi de ondan.

Tamam edebiyat eleştirmeni olamayabilirim ama okuduğum kitaplar ile kıyaslama yapacak olursam ki, buna hakkım var diye düşünmekteyim. Tek kelime ile mükemmel bir kitap. Özellikle konusu; tarzı polisiye olmasına rağmen, muhteviyatı beni mahvetti. Kitapta; küçükken babasından şiddet gören ve bu şiddete tevazu gösteren bir anne tarafından, yetiştirilen bir evladın yetişkin olunca nasıl bir potansiyel katile dönüştüğüne şahit olacaksınız. Ayrıca geçmişi, mesleği ve aşkı arasında zor zamanlar geçiren Aylin Komiser, yardımcıları Sinan ve Sedat ile tanışacaksınız. Kısaca yazarımız, yaşam ile ölüm arasında, hayatta kalma mücadelesi verdiğimiz şu kısacık fani dünya da, Rabbimizin biz insanoğluna emaneti olan tertemiz, günahsız evlatlarımıza ebeveynleri tarafından neden işkence edildiğine ve bu yapılan işkencenin sonra ki yıllarda ebeveynlere olan getirisine dem vurmuş. Yazarımızın kitapta kullandığı sözleri harika. Tabii ki anlayana... Hasılı kelam, bu eseri mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum...

İlhan Selçuk'un Ziverbey Köşkü adlı kitabında dediği gibi, " Falaka ve tekme izleri geçer elektrik şokları unutulur da, işkencenin insan yüreğine vurduğu damga silinmez. İşkenceyi yapanlarla, işkenceden geçenlerin çoğaldığı bir toplumda ruhları kinden ve düşmanlıktan arındırmak çok ama çok zor bir iştir..

Benzer kitaplar

Polisiye romanlarda işleyiş hep aynıdır araya giren karakterler hep katille örtüşür. İşte katil bu dersiniz. Öteki sayfada yeni bir karakter çıkar katil oymuş gibi devam edersiniz sonuçta hiç biri katil değildir.

Ben bu durumu bildiğimden şok olmamak adına kesin kanıt olmadan kimse suçlu değildir lafını benimseyerek kimsenin günahını almadan okumaya devam ediyorum. Bu kitap beni öyle içine çekti, öyle merak ettirdi ki saat gecenin üçü olmuştu. Bir yanda tatlı bir uyku diğer yanda merak ettiğim katille savaşmak zorunda kaldım. Merakıma dayanamadım son iki üç sayfayı okuyup katili öğrenmek istedim. Kitabın sonunda katil olarak 1000 kitap üyelerinin isimlerine rastladım :) Sanırım Katil kendisini bulmamı istemiyordu. Bende yatıp uyudum. Koskoca taş yürekli kadın Aylin komiser bulamıyorken ben nasıl bulacaktım.

Kitap yazarın ilk kitabı olmasına rağmen beklentimin çok çok üstünde çıktı. John Verdon kitaplarında bile bu derece ürpermemiştim. Sanırım komiserin ve kurbanların kadın olmasıyla alakalı bir durum. Sırf yazmış olmak için değil gerçekten emek verilip yazılmış. Doktorluk ve polislik mesleğiyle bir alakası var mı bilemiyorum ancak hiç saçma bulduğum bir durum olmadı. Her şey çok gerçekçiydi.

Biraz Aylin karakterine sinir oldum. Kadın sert olma adına çok kabalaşıyor. Hakan zavallım sevgilisine bile korkudan komiserim demek zorunda kalıyor. Kendi ülkemin insanından, isimlerin Veronika, Jack vs olmadığı bizden bir şeyler içeren güzel bir kitap okudum. Bitmesine üzüldüm. Şimdi nerede gül görsem bir yerlerim kesilecek gibi ürperiyorum.
Yazarımızın Başarılarının devamını dilerim umarım hak ettiği yere ulaşır.
Polisiye sever olarak ayrı bir tat alarak okudum kitabı...
Okuyucularını ayrıntıya boğmadan, içine dozunda romantizm katarak, kanayan yaramız; aile içi şiddeti kitabına konu edinmesi, bir kadın olarak ; erkeklere has kabul edilen bir mesleği bir kadına yakıştırması ve de kitabın kahramanı yapmasıyla övgüyü hakediyor Nurhan Hanım! Eline ve yüreğine sağlık! ...
Bir sonraki kitabını sabırsızlıkla bekliyorum! :)
Ve “Katilin Özrü” çabucak bitiverdi :) Nurhan Işkın’ın okuduğum ilk kitabı ve daha başlar başlamaz beni hemen içine çekiverdi. Akıcı bir anlatımı var ve kurgu çok başarılıydı. Bu tür kitaplarda ben o kitabı yaşamaya başlıyorum resmen...

Ana karakterimiz Komiser Aylin. Anne ve Babasını çok küçük yaşta talihsiz bir şekilde kaybetmiş ve bunun travmasını üzerinden atamamış 28 yaşında, kendini mesleğine adamış başarılı bir Kadın. Yaşadığı trajedi sonucu insanlara uzak, duygusal ilişkilere kapalı halen yaralı...

Bir gün aldıkları bir ihbar ile ekibi ve Aylin olay yerine gittiklerinde gördükleri manzara karşısında dehşete düşerler. İşlenen cinayet tüyler ürperticidir. Tüm ekip bu işi çözmeye ve katili bulmaya odaklanırken, yeni bir ihbar ile cinayetin boyutu değişir. Çünkü karşılarında çok zeki, soğukkanlı bir seri katil vardır. Ve onlarla kedinin fare ile oynadığı gibi oynar. Tüm cinayetlerinde imzası hep aynı ve kan dondurucu niteliktedir.

Komiserimiz bu olayları çözmeye çalışırken, iş adamı Hakan ile tanışır ve ilk defa yaşamadığı duygular içerisine girer ancak kendini uzak tutmaya karlıdır. Onun hayatında bu tür duygulara yer yoktur. Ancak Hakan gölge gibi peşinde dolanır ve Aylin den vazgeçmeye niyeti yoktur.

Bir yandan Hakan ile ne yapacağını düşünürken, diğer yandan görüştüğü olası şüphelilerin sayısı artar ve herkes şüpheli halini alır ancak kanıt bulamayan Aylin ve ekibi için zor günler başlar.

Zira katilimiz kafayı Aylin'e takmış, kendisine mesajlar, ve evine-ofisine çiçek gönderecek kadar meydan okumaya başlamıştır.

Katil kim?
Bu cinayetleri neden işliyor? Geçmişindeki sır nedir?
Aylin tehlikeyi atlatabilecek mi?
Hakan ve Aylin için bir gelecek olacak mı ?

Cevaplar için kitabı okumanız gerekiyor :) Bir ara katil kim krizim başladı ve “lütfen o olmasın” diye söylenirken buldum kendimi :)
Ve sonlara doğru yazarımız ters köşesini yaptı ve çok güzel bağladı hikayeyi...
Ben çok severek, kitabı yaşayarak okudum. Herkese tavsiye ediyorum, bir solukta bitiveriyor kitabımız...
Şimdi sıra hemen ikinci kitapta..
Sevgili Nurhan Işkın kalemine, yüreğine sağlık. Başarıların daim olsun...
Merhaba...
Açıkça söylemem gerekirse kitapla ilgili olumlu yorumların etkisiyle okuma listeme aldığım, uzun zamandır okumayı düşündüğüm Nurhan Hanım'ın ilk romanı olan Katilin Özrü'nü en sonunda okuma fırsatı buldum ve bundan mutluluk duydum.
Kitabın konusu, konular arası geçişler gayet güzel olup, dilinin akıcılığı ve sadeliği ile bir çırpıda bitiveren kitabı başarılı bulduğumu söylemeliyim. Bana göre polisiye, edebiyatın her ne kadar üvey evladı olarak görülse de benim pek sevdiğim bir türdür. Bu türe Nurhan Hanım ile bir yazar daha eklenmiş oldu. Yazarımızın yeni kitabını merakla bekler, yazın hayatında başarılar dilerim.
"İyi polisiye iyi edebiyattır" mottosuyla herkese keyifli okumalar dilerim.
Saygılarımla
Öncelikle Kalemdaşım Nurhan Işkın hanımı bu kadar akıcı,sürüklenip gidebileceğiniz,merak uyandıran ve bir an evvel bitirmek isteyeceğiniz bir kitap yazdığı için tebrik ediyorum.Nasıl etsemde hemen okusam diye düşünürken bir yandan da bitmesini istemedim ama kitabın ikinci serisi olan ” Geçmişten Gelen Cellat” elimde halihazırda durduğu için,içim birazda olsa rahattı.Bir film senaryosu gibi okuyup bitirdiğimi belirtmek isterim.Dişli bir komiser olan Aylin,Ankara’da ve İstanbul’da benzer şekilde işlenmiş cinayetlerin esrarını çözmeye çalışıyor,analitik bir zekaya sahip olan Aylin ve ekibi sonunda olayı çözüyorlar ama,sevgilisi de dahil olmak üzere herkes suçlu gözünde.Öldürülen genç kadınların hepsi psikolojik tedavi görüyor, aralarında uyuşturucu bağımlıları da var.Katil zayıf karakterli kadınları kendine kurban olarak seçip,hep aynı şekilde öldürüyor.Cinayeti işledikten sonra güller bırakıyor yatakta yatan kadınların üzerine.Kan yavaştan sızarken aşağıya doğru,"O" ise evin kapısını açık bırakıp çıkıyor.Parmaktan parmağa geçen bir yüzük ve her defasında kadınlardan alınan bir intikam..Aile içi şiddettin bir çocuğu nerelere kadar getirebileceğini ve birini öldürmenin ona ne kadarda haz verebileceğini,her defasında içini nasıl da soğutabileceğini bu kitapta açıkça görüyoruz.Kaleminize sağlık..Başarılarınızın devamını dilerim.
Aylin komiserin seri cinayetler sonucunda katili bulmak için uğraş dönemlerini anlatan bir eser.

Kitabın 50. sayfasında katili tahmin ettim ama yanıldım.Kitap hiç beklemediğim kadar akıcı ve sürükleyiciydi.Hemen sonunu getirmek istedim.Katil olarak fazla bir şahıs ortada görünmese de kitabın gidişatına göre kararlarınız katil tahmininiz hemen değişiyor.

Kitap sadece polisiye türü gibi görünse de içinde ana karakterin tutkulu aşkı da sizi etkiliyor.Fazla yerde rastladığımı sanmıyorum katili konuşturan bir yazar daha önce rastlamadım diye hatırlıyorum.Gerçekleri söylemek isterim ki bu özellik Nurhan Hanım'ı bende ön plana çıkardı.

İlk kitap ancak çok akıcı ve etkileyici.Sadece eksi olarak söyleyebileceğim araştırma evrelerimi desem,kanıtların eksikliğinden mi bilemem ama o evre bana biraz eksik geldi ve ana karakterin aşkı bunlara göre daha fazla yer almış gibi.

Sonuç olarak yeni bir yazar tanıdık.Yeni kitaplar bekleyeceğiz.Arkadaşlarımıza önerebileceğimiz bir yazarım daha oldu.Var olun...
Roman bana ulaştığı andan itibaren Aylin olasım geldi, sayfalarda ilerledikçe katili tahmin etmekle yoğunlaşırken , aşkın heyecanına özlem duyuyorsunuz...
Okumak isteyenlere ; bazı romanlar, ılık bir baş dönmesi yapabilir. Yazarına başvurun.
Kaleminize yüreğinize sağlık Nurhan Işkın..
Öncelikle 'kitap kardeşliği' etkinliğinde eşleştiğim Nurhan Işkın'a teşekkürlerimi borç bilirim :) Beğenerek ve büyük bir keyifle okudum diyebilirim. Yoğun bir gün olmasına rağmen kitabı elimden düşüremedim.. Akıcı ve sürükleyici olmasının yanı sıra, araştırılıp emek verilerek yazılmış ve bu da okuyucuya çok rahat geçmesini sağlıyor. Büyük bir merakla tahminler yürüterek okudum ama hiç tahmin ettiğim gibi olmadı :) Herkesin rahatlıkla okuyabilicegi bir kitap içtenlikle tavsiye ederim. Ayrıca yazarın ilk kitabı olmasına rağmen oldukça başarılı buldum. Devamının gelmesini umarak, herkese keyifli okumalar dilerim :)
“Adın benim için dua gibi kutsal, ilk söylediğimde anı kalsın istedim. Yıllar sonra andığımızda bile bugünü, aynı heyecanı duyalım istedim. Sen nefesim gibisin, seni içime çeksem vermeye kıyamam.
"Gözlerin kurşun gibi kalbimde, ne zaman seni düşünsem kalbim ağrıyor."
Hava serinlemişti. Aylin hüzünlendi. "Ömrümüz de eylül gibi hızla gidiyor.." diye düşünerek yürüyordu.
Kanın ılıklığı, rengi benim nefretimi soğutuyor. Acaba benim hissettiğim bu duyguyu bilim adamları kabul eder mi? Yoksa onlara göre cinayet işleme sebebim cani yaratılmış olmam mıdır?
Nurhan Işkın
Sayfa 53 - Yakın Plan Yayınları
Katil muhakkak bir hata yapacaktır. Avcı av olmadan duramaz ki.
Nurhan Işkın
Sayfa 56 - Kozalak Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Katilin Özrü
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
208
ISBN:
9786055027490
Kitabın türü:
Yayınevi:
Kozalak Yayınevi
Hava buz gibi... İliklerime kadar üşüyorum. Sanki sekiz yaşındayım ve sanki bugün babamın dayaklarına işkenceyi de eklediği gün. Üzerimde söndürdüğü sigaraların acısını duyuyorum ama bir farkla; söndürdüğü yerler yanmıyor artık, aksine buz gibi. Attığı her ustura kesiğinin izleri duruyor ama artık çirkin görünmüyor gözüme. Annem bir köşeden olanları izliyor, bağırmalarımı duymuyor, sadece gözyaşı döküyor. Yoksa bir anne evladına ağlama demez mi, ben buradayım demez mi? Bu katil ruhlu adamın beni her gün biraz daha ruhsuz yapışını öylece izler mi? Evladının geleceğini karartmasına izin verir mi?

Acaba annem, küçücük yüreğimde bu kadar nefret barınmasının tek sebebinin kendisi olduğunu bilse bir daha nefes alabilir miydi? Canımın yanışını izlerken karşı koymamasının bedelini hiç düşünmemiş miydi? Şimdi her şey için çok geç. Bugün ilk cinayetimi işledim. Şu an kendimi olabildiğince güçlü hissediyorum.

Artık canım yanmıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 138 okur

  • Gülseven Çakır
  • İrem Nur Demiray
  • Sıla Topkaya
  • Srs Blck
  • Ethem bakır
  • Kartal
  • hakan sarıkoç
  • Meral
  • Hande Yalçınkaya
  • Fatih Çöpçüoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.5
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%12.8
25-34 Yaş
%29.1
35-44 Yaş
%33.7
45-54 Yaş
%12.8
55-64 Yaş
%3.5
65+ Yaş
%1.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%64.2
Erkek
%35.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.1 (53)
9
%25 (27)
8
%15.7 (17)
7
%2.8 (3)
6
%1.9 (2)
5
%2.8 (3)
4
%0
3
%0
2
%0.9 (1)
1
%1.9 (2)

Kitabın sıralamaları