Bu kitap şiir kitabı değil ama şiir formatında yazılmış. Sözlere anlam eklenmeye çalışılmış ama başarılı değil ne yazık ki.. Kitabın konusu aslında güzel ama anlatım o kadar gereksiz şekilde dağınık ki, o duyguyu hiçbir zaman alamadım.
"Okula gittim, okul güzeldi. Bir kelebeğin kanadı gibi... Eve geldim sonra annem kahve yapmıştı, benim annem evde durmaz ki... Ailem yok benim, dağınık. Babam öyle ilgilidir ki..."
Bu tarzda bir kitabı baştan sona nereye kadar okuyabilirsiniz? Her sayfası böyleydi işte. Bir de bu kitap yarışmalara finalist falan olmuş, buna çok ama çok şaşırdım.
En sevmediğim kitap anlatımı tarzıdır bu kitap gibileri ama çok eskiden beri okuma listeme aldığım için 1 ay öncesinde indirimde görünce aldım. O sebeple de sabrettim ama boşa geçen bir okuma faslı oldu resmen...
**
Kitabın konusuna gelince; baş karakterimiz liseye geçtiği ilk sene babasının eşcinsel olduğunu öğreniyor ve aile kavramını sorguluyor kendince. Ama öncesinde de aslında mutlu olmayan kızımız daha melankoliye bağlıyor, öyle ki okurken "anne babası cinayet işlemiş gibi" nefretle yaklaşıyor hep.
Anne öncesinde evi terkedip gelmişti, annesinden de annelik görmemiş iki evlat var bu arada. Eşcinselliği sorun ediyor ve ailesine küsüyor derken, bunu da karıştırıyor araya.
Babasının erkek arkadaşı, baş karakterin öğretmeni bu arada. Anne babası "açık evliliğimiz vardı, biz birbirimizi sevdik ama böyle devam etmek istedik" deyince, kız daha da içine kapanıyor. İşte tüm bunları anlatırken de garip hallere giriyor ki, rüyaları ve betimlemelerini okudukça çok sıkıldım; betimlemeleri çok anlamsız ve kitaptan bağımsızdı çünkü!
Oysa konu biraz anlamlı idi aslında; babasının Aids olduğunu öğreniyor bir gün kızımız eve gelince, o zaman babasını dinlemeye ve anlamaya uğraşıyor. Başta