Didem Dalaklioglu

Didem Dalaklioglu
@DidemT1903
"Acayipsin. Ben olsaydım her yolu dener, mutlaka bulurdum. Böyle durumlarda, en iyisi arayıp bulmak ve gidip yüzüne karşı ondan hoşlandığını söylemek." "Bunu yapmak istemiyorum," dedi Aomame. "İstediğim, bir gün bir yerde tesadüfen karşılaşmak. Sözgelimi yolda birden karşıma çıkması ya da aynı otobüse binmek falan işte." "Kader buluşması." "Eh, öyle bir şey işte," diyen Aomame, şarabından bir yudum aldı. "İşte o zaman ona açıkça söylerim. Şu ömrümde bir tek ona âşık olduğumu." (...) "Bu tür duygular söz konusu olunca seçme şansın olmaz," dedi Aomame. "Böyle duyguların geleceği varsa gelir. Mönüden yemek seçmekten farklı bir durum." "Hata yaptıktan sonra pişman olmak noktasında aynı." İkisi aynı anda güldüler. Aomame konuşmayı sürdürdü. "Fakat konu ister mönü olsun, isterse erkekler ya da başka bir şey, kendi tercihimizi yaptığımızı sanıyoruz, ama aslında hiçbir şeyi tercih ediyor değiliz. En baştan belli olan bir şeyi tercih ettiğimi sanıyoruz belki de. Özgür iradenin var olduğunu düşünmek istiyoruz yalnızca. Arada sırada bu düşünceler geçiyor aklımdan." "Eğer haklıysan, yaşam aslında karanlık bir yer demektir." "Belki de." "Fakat birini yürekten seversen, o ne kadar rezil bir tip olsa da, seni sevmeyen biri olsa da, en azından yaşam cehennem olmaktan çıkar. Biraz karanlık olsa bile." "Aynen öyle."
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kalbimin En Doğusunda
Aşkın kanununu tahsil etmiştim kalbimin en doğusunda İçimde yağmur duasına çıkmış birkaç köy Birkaç köy sular altında. Kalbimin doğusu, Her resme güneş çizen bir çocuktu. Gam yükünün kervanları yürürdü dudaklarımda Kavruk ve çatlaktı dudaklarımın toprakları. Ölümün ötesinde bir köy vardı Orda, uzakta, kalbimin en doğusunda Şimdi bana yalnızca Dertli türkülere duyduğum karşılıksız aşk kaldı.
Şiir
Hergün Seninle
Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yasamak Erimek yarini olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kurallari kirip parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yagarken çiçek açtirmak agaçlara Günesi bir aksam saatinde tutup birakmamak Sonra doldurmak ay isigini kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her seyi ansizin Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmis, gelecek bütün çaglari asmak Güzel olan Sevmek seni Tanrilar gibi Seninle Tanrilasmak...
Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum. Karanlıkta oturuyorum. Işıkları yakmıyorum. Çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor Acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum. Bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu. Yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum. Bir yağsam pahalıya malolacağım. Ben bir bodrum kat kızıyım bayım Yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum Fakat korkuyorum. Birazdan da Kırk üç numara ayakkabılarınızla Bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız Bu iyi olmaz bayım! “Gün akşam oldu” diyorum Ekmek kırıntıları atıyorum kuşlara Cam kırıkları yiyorlar Rüyamda; bir kase dolusu suyun içinde Rengarenk yap-boz parçacıkları Anlatmak istiyorum, dinlemiyorsunuz. Hayır, sanırım sabahı bekleyemem Bilmiyorum. İnsanlar rüyalarını acilen anlatmalı. On dört yaşındaydı ruhum bayım Bir mermer masanın soğukluğunda yaşlandı.
Sinema